Örümcekçinin Hikayeleri

“Amerikan işgali; o savaş dört saat bile sürmez,” ya da “Amerika asker göndermeden bu ülkeyi kontrol altına alır,” deme gafletine düşenler son derece yanılmaktadır. Bir milyon asker de gönderseler başaramazlar. Bu ülkeyi kimse kontrol edemez! Sadece biz Venezuelalılar bu ülkeyi ileriye taşırız! Bunu sadece biz yapabiliriz!” 

Dünyanın tüm halkları için esin verici bir liderin kendi ağzından anıları! Söylediği anda, söylediği gibi kayda geçirilmiş; çocukluğundan ilk gençliğine, hobilerinden özel zevklerine, direnişten istikrara, içinde hep taşıdığı merhamet duygusuna, devrime ve dostluklarına kadar…

“Fidel Castro’nun Che Guevara’nın ayak izlerinden yürüyerek halk isyanını gerçekleştiren Chavez kimdi, nasıl bir hayat yaşamıştı? Çoğu lider için mitik hikâyeler üretildiğini biliyoruz. Bunlarda gerçek ile gerçek sanılan buğulu, sisli bir şekilde birbirine karışmıştır. Örümcekçinin Hikâyeleri, bu türlü yanılsamalı biyografiye yer vermeyecek şekilde ilk ağızdan anlatılan bir hayat hikâyesidir. Chavez’in özel sohbetlerinden derlenen bu kitap bir bakıma onun otobiyografisi niteliğindedir. 

Yoksul bir halk çocuğu olan Chavez’in çocukluğu, gençliği, okul yılları, ailesi, askerliği ve ihtilalciliğinin anlatıldığı kitapta onun merakları, atılganlığı, tereddütleri, cesareti ve korkuları, umudu ve inadı sahici, abartısız olarak aktarılmaktadır.”

– Ahmet Telli

Demir Asa: Allah’ın 21.Yüzyıla Öfkesi

Uluslar Cezalandırılıyor

Tanrı Sözü’nün Yengisi 11-16
(Burada hem Hz. Mehdi hem de Hz. İsa anlatılıyor)

“11.Sonra göğün açıldığını gördüm. Baktım, beyaz bir at. Binicisinin adı da ‘Güvenilir’ ve ‘Gerçek’ [adıyla anılıyor]. Doğruluk kapsamında yargılıyor, savaşıyor. 12.Gözleri ateş alevi [gibi]. Başında krallık simgesi pek çok bağ var. Üzerine bir ad yazılmış. Bunu kendisinden başka hiç kimse bilmiyor. 13.Kana batmış bir giysi kuşanmış. Adı ‘Tanrı Sözü’ diye biliniyor. 14.Göğün orduları beyaz atlar üstünde kendisini izliyor. Apak, tertemiz, ince keten kuşanmışlar. 15.Ağzından keskin bir kılıç çıkmakta. Bununla ulusları vuracak. Onları demir bir asayla güdecek. Evrensel Egemen Tanrı’nın kızgınlığının öfkesiyle taşan şarap cenderesini kendisi çiğneyecek. 16.Giysisinin ve kalçasının üzerinde şu ad yazılı: Hükümranların Hükümranı”

Petrol Fırtınası 2 – Musul Meselesi

Osmanlı İmparatorluğunun kesin tasfiyesinin yapıldığı yer İsviçre’nin Lozan şehridir. Türkiye Lozan’da, sadece bir imparatorluğu ve ona bağlı müesseseleri değil, Türklükleri asla şüphe götürmez birçok Türk toprağını da yeni devletin hudutları dışında bırakmıştır.

Türk milleti için daimi ıztırap konusu olacak bu yerlerden bir tanesi de Musul’dur.

Lozan’da Türkiye’yi temsil eden barış heyetinin reisi İsmet Paşa’nın, hangi görüş çerçevesi içinde Musul’dan vazgeçmek mecburiyetinde kaldığı henüz kesin olarak anlaşılmış değildir; ancak, Musul’un Türkiye sınırlan dışında bırakıldığı da bir gerçektir ve Türk milleti, birçok Türk anavatan parçalarının yurt dışında bırakılması emr-i vâkiine, Musul meselesinde de ıztırap çekerek şahit olmuştur.

Musul’un Türklüğü bahsinde herhangi bir anlaşmazlık söz konusu değildir. Musul’un Türklüğüne biz değil, bizden çok yabancılar tanıklık etmişler ve Lozan’ı bir bakıma Musul meselesinde adeta mahkûm etmişlerdir.

 

Okuyacağınız bu eser, şahsen bizim bakış açımız değildir. Bu eserin her satırındaki her kelime, virgülüne varıncaya kadar, yabancılardan kurulu bir heyetin hazırladığı ve mensubu bulunduğu Cemiyet-i Akvam’ın genel kuruluna verdiği gerekçeli raporun kendisidir.

2. Dünya Savaşı’nın Bilinmeyenleri

• Hitler’in gölgesi.. Nazi Partisi’nin genel sekreteri, Hitler’in bütün mali işlerine bakan, her ortamda mevcut, sonraları Almanya’nın, en güçlü adamı haline gelen Martin Bormann kimdi? En üst düzey Naziler bile, Hitler’e ulaşmak için onunla iyi geçinmek zorundaydılar.
• III. Reich’ın Propaganda Bakanı Dr. Joseph Goebbels; “Bir gün, eğer Nazilerin gitmesi gerekirse, eğer bir gün tarih sahnesinden çekilmek zorunda kalırsak, çıkarken kapıyı o kadar şiddetli bir şekilde vuracağız ki evren sarsılacak ve insanoğlu şaşkınlıktan donakalacak!” sözleri ile ne demek istemişti?
• 2. Dünya Savaşı’na, ‘Kazanan’ veya ‘Kaybedenler açısından bakılacak olursa, acaba ortaya, savaşı Müttefiklerin kazanmadığı, sadece Almanya’nın, Hitler’in yaptığı hatalar yüzünden kaybetmiş olduğu mu çıkar?
• Müttefik generallerin açıkladığı, Hitler’in sekiz büyük hatası.
• Almanların as pilotları, Galland Kardeşler.. Goring’e kafa tutan Lutwaffe Generali Adolf Galland.
• Kalkış sırasında uçağı yanınca yüzü tanınmayacak derecede yanan Alman as pilot, sonradan NATO generali olan Johannes Steinhoff.
• İngilizlerin Dunkirk Boşaltması.
• İngilizlerin Dieppe Baskını, ya da Dieppe ‘Faciası’.
• Aklın sınırlarını zorlayan casusluk olayları.
• Lenin’in mumyasının Moskova’dan kaçırılışı.
• A.B.D’de bir Nazi sabotaj timi.
• Amerikalı General Clark’ın Kuzey Afrika’daki tehlikeli görevi.
• 1945’te Eisenhovver’ın Berlin’e önce Ruslar’ın girmesine izin verme nedenleri.. Soğuk Savaş’ın başlaması.

Uyan Ey Türk Gidiyoruz

Bugün dünyanın jandarması ABD ise ve onu perde arkasında yöneten İbrani asıllı güç ise, kitabımıza ABD ile başlar İbrani (Yahudi vb.) asıllılar ile devam ederiz. 

ABD ve İbrani asıllıların bulunduğu yerde şüphesiz, Türkiye ve Müslüman görünümlü Türklerin olmazsa olmazlığının artık bilincindeyiz. Yeri geldikçe Türkiye’yi de işin içine katar, ifşaatımızı zenginleştiririz.

Bu üçü bir araya gelince adeta gül gibi olur. Yukarıdan bakana güzel görünür, hoş kokular yayar, dalından tutan ele ise acı verir, batar. 

Okuyucunun eline batsın diye bu kitap yazılmıştır. Batsın ki vereceği acıyla gözler açılsın, gözler açıldıkça gizlenen gerçekler daha iyi görülsün. Dünyayı ve ülkemizi yöneten gizli güç, “Sistem” deşifre olsun.

Savaşın Eşiğinde

Ülkeleri gerçekten seçilmiş politikacılar mı yönetiyor? Yoksa onların arkasındaki güçler mi? Hükümetleri istedikleri gibi yönlendiren ‘Güçler’ ve onların arkasındaki ‘Gerçek Güç’ Türkiye ile Yunanistan’ı, siyasi ve ekonomik çıkarları için savaşın eşiğine kadar sürüklemeyi planlamıştır. Ülkelerde ihtilal çıkarma ve terör yaratma konusunda, dünyada bulunabilecek en yetenekli kişi, elbette ‘Gerçek Güç’ün hizmetindedir. Ülkelerini savaşa girmekten kurtarmak için MİT ve Yunan Gizli Servisi EYP tarihlerinde iik defa olarak işbirliğine gitmek zorunda’kalmıştır. Mete Çeiiker, zorunlu olarak güzel EYP ajanı ile birlikte çalışmak durumundadır. Savaşt önlemek için başlattıkları takip Yunan adalarında son bulacak mıdır? Dünya İmparatorluğu kurma emelinde olan ‘Gerçek Güç’e darbe vurmak mümkün müdür?

Geleceğin Savaşları ve Silahları

Bu kitap, 21. yüzyılın dijital dünyasının yapı taşları olan mikroçiplerin, bilgisayarların ve gelişen yapay zekanın, kısa bir süre öncesine kadar bilimkurgu dünyasının vazgeçilmez ürünü olarak sadece fantezi aleminin bir parçasını teşkil eden savaş robotlarını, lazer silahlarını ve bilgisayar ağları üzerinden yürütülen saldırıları önümüzdeki 10-15 yıl içerisinde sıradan savaş araç ve yöntemlerine dönüştüreceği öngörüsü üzerine kuruludur.

Kitaptaki çalışmalar, bir yandan çok yakın gelecekte askeri teknolojilerde meydana gelmesi beklenen bu devrimsel gelişmeleri halihazırda mevcut olan prototipler, aktif olarak kullanılan araçlar ve yöntemlere dayanarak ortaya koyarken diğer yandan da bu devrimsel gelişmelerin savaşların insanlık tarihi boyunca yapılageldiği şekliyle insanlar tarafından yürütüldüğü bir anlayışa göre şekillenmiş yerleşik uluslararası silahlı çatışmalar hukuku kuralları ile ne derecede uyumlu olabileceği sorusuna cevap aramaktadır.