Yaşar Kemal Sözlüğü

Yaşar Kemal, edebiyatımızın, dilimizin büyük ustalarından biridir. Bir anlatı ustasıdır. Türkçenin şiirini duyuran büyük bir yazardır. Bir destancıdır, bir türkücüdür.

Yaşar Kemal’in okuru, onun Karacaoğlanlığına kapılır, kullandığı sözcüklerin, deyimlerin, atasözlerinin, ilençlerin, yergilerin, alkışların, yakarıların üzerinde durmadan okur. Oysa Yaşar Kemal, o tatlı anlatının akışına nice bölgesel sözler, deyimler, söyleyişler katmıştır. Yaşar Kemal, bölgesel dil öğelerini ortak dilin malı yapmıştır. Yapmıştır ya, bu sav şimdilik “görece bir sav” olarak değerlendirilebilir. Öyledir de: Çünkü Yaşar Kemal gibi bir ortak dil yazarının bütün yapıtlarında kullanılmış olmasıyla bölgesel sözler ortak dile girmiş sayılmak gerekir. Öte yandan, şimdilik bu sözlere Yaşar Kemal’de rastlanır olmasıyla da bölgesellik yürürlüktedir.

İşte, elinizdeki Yaşar Kemal Sözlüğü, bu bölgesel sözlerin bir sözlüğüdür.

Yaşar Kemal Sözlüğü’ndeki sözcükler, atasözleri ve deyimler genel dil sözlüklerinde yoktur. Ya da pek azının ancak değişik biçimleri vardır. Bunların bir bölüğü derleme sözlüklerinde bile yoktur. Bu yönden, çok özel bir sözlüktür bu. Yaşar Kemal’in okurunu olduğu kadar, halk kaynağına yönelmiş her yazarı, sözcük dağarcığını genişletmek isteyen, Türkçenin yöresel olanaklarına eğilmek isteyen herkesi ilgilendirecektir sanırım.
Ancak Yaşar Kemal yalnızca böyle çok özel yönüyle değil, her yönüyle derinlemesine incelenmesi gereken bir ustadır.

Bu sözlük bu yolda atılmış bir adım olsun, bir başçeken olsun dilerim.

– Ali Püsküllüoğlu

Dilbilgisi Kavramları Sözlüğü

“(…) 40 yılı aşkın meslek yaşamımızda, terimler kadar birtakım dilbilgisi kavramlarının, unsurlarının da yeterince anlaşılamadığı, yerli yerinde kullanılamadığı için de anlak ve anlatım bozuklukları ile kavram kargaşasasına yol açtığını gördük.

Özellikle yardımcı sözcüklerin işlevlerin  yanlış yerde ve anlamda kullanıldığını tespit ettik. Bunun yanında birtakım eklerin, noktalama işaretlerinin rastgele kullanıldığına tanık olduk.

Bu eksikliği gidermek için de, dilbilgisi terimlerinin yanı sıra, cümlede anlam kazanan ve cümleye değişik anlamlar yükleyen yardımcı sözcüklerin doğru kullanılışlarını, noktalama işaretlerinin tanımlarını ve uygulamalarını, gramer açısından doğru kullanılmakla birlikte, cümleye farklı anlamlar yükleyen eklerin kullanılış biçimlerini ve cümleye kattıkları anlamları: özellikle yazı dilimizde sık yapılan anlatım bozukluklarının nedenlerini ve bu tür bozuklukların nasıl giderileceğini maddeler halinde sıralamaya çalıştı.

Bu açıdan, çalışmamızı terimler sözlüğünün ötesinde, terimlere ek olarak kavramlar sözlüğü biçiminde, el altı kitabı olarak tasarladık.”

Edebiyat Sözlüğü

Elinizdeki sözlük, edebiyatın temel kavramlarını kapsıyor. Türk edebiyatının gelişim evrelerini, bu evrelerde ortaya konan ürünlerin türsel ve biçimsel özelliklerini, bunların dokusunda yer alan söz ve anlam sanatlarını kuşatıyor. Şiirsel ve anlatısal türler, düşünce yazıları, sözlüğün konu haritasında yer alıyor. Ayrıca düşünce ve duygu dünyamızdaki yeni yaklaşımların, yeni açılımların ürünü olan edebiyat akımları, edebiyat kuramları, bunlara dayalı eleştiri türleri ayrıntılı bir biçimde işleniyor. Dilin kullanımına yönelik kimi dilbilgisi ve dilbilim terimleri de sözlüğün maddeleri arasında.

Edebiyat öğrencileri, öğreticileri için olduğu kadar, edebiyat bilgilerini tazelemek ya da zenginleştirmek isteyen herkes için de bir elkitabı…

Kamus-ı Türki Ciltli

“Lügatlar lisânın hazinesi mesabesindedir. Zira lisan, insanın ifâde-i merâm için bir araya getirdiği kelimelerden ibarettir…” ifadeleriyle başlar Şemsettin Sâmi, klasikleşen eserine.

Ancak maalesef ki hazinelere bile bazen gereken önem gösterilmemektedir.

Sami’nin iki yıl gibi kısa bir sürede hazırladığı, Sultan İkinci Abdulhamid Han’ın tahta çıkışının 25. senesine ithaf olunarak 1901 yılında ilk defa İkdam gazetesi tarafından basılan eserin yeniden gözden geçirilme vakti çoktan gelip geçmişti bile.

Devri için en geniş çaplı Türkçe kamus olma özelliğini taşıyan bu eser ilginçtir ki hak ettiği saygıyı görmemiş ve yüz yıldan fazla bir zaman geçmesine rağmen yapılan ilk baskıdan fotokopi yöntemiyle çoğaltılarak tekrar tekrar basılmış, hali hazırda piyasada kopyalanmış baskıları bulunan kamus, sağlıksız kopyalama yüzünden silinmeye yüz tutmuş, yazıları yer yer okunamaz hale gelmiştir.

Bu çalışmada mevcut okuma problemini izale etmek ve eseri daha kullanışlı hale getirmek için bütün eseri baştan aşağı yeniden dizerek, okuma kolaylığı sağlayan renklendirmeler yapılmıştır. Buna ek olarak zaman zaman verilen yabancı kelimeler, asıl kaynaklardan kontrol ederek aslına uygun olarak tashih edilmiştir. 

Eski Türk – Moğol Kişi Adları Sözlüğü

Bu sözlük tarihçi ve dilcilere kaynaklık yapacak, Türkolog bilim adamları ile araştırıcıların kişi adları konusundaki sorunlarını çözebilecek bir el kitabıdır. Bu eser, rahmetli Rasonyi ve Temir Hocalarımın manevi, rahmetli Hami Kartay’ın maddi-manevi desteği, çağdaşım (Reşat Genç, Kazım Yaşar Kopraman, İsmail Aka, Refet Yınanç gibi) tarihçi meslektaşlarımın kaynak teminindeki yardımları ile ortaya çıktı. Bütün eski Moğol ve Türk kişi adlarının toplamı bu kitabın mutlaka 4-5 katı daha fazladır. Peçenek, Kuman-Kıpçak, Bulgar, Avar ve Selçuklu adlarını da eklersek Türk-Moğol adlarının zenginliği görülecektir.

Eski Uygurca Gramer Terimleri

Sanskritçedeki gramer problemlerinin ele alındığı Abhidharma metinleri Eski Uygurcaya tercüme edilirken Eski Uygur Türkçesinde bu terimlerin nasıl ele alındığı, terimler için hangi karşılıkların bulunduğu ve gramer terimlerinin ele alınış şekli o dönemin gramer anlayışı ile ilgili oldukça önemli bilgiler vermektedir. Abhidharmaprakara, Abhidharmakosabhaya-ika Tattvartha-nama, Xuanzang Biyografisi, da cheng fa yuan yi lin zhang, Dunhuang Mogao Mağaraları Kuzey Odalarında bulunan yine Abhidharmakosabhaya-ika tattvarthaya ait belgeler içerisinde yer alan bu terimlerden ilki isimlerin hal çekimi, çekim, çekim eki, hal anlamına gelen vibakti (sav evrişi) terimidir. Diğer gramer terimi ise kelimelerin birleşimi, birleşik yapı anlamına gelen ve söz öbeği, öbek yapı olarak düşünebileceğimiz Eski Uygurca adıra kabşuru yörmek şeklinde tercüme edilen Skr. samasa kelimesinden alıntı samaz terimidir. Üzerinde çalışılan Eski Uygurca belgelerde yer alan sekiz hâl çekimi (vibakti/sav evrişi) ve altı söz öbeği (samaz) oldukça ayrıntılı bir şekilde ele alınmış ve gerek isim çekimi gerekse söz öbeklerinin kullanımı ile ilgili farklı örnekleri ilgimize sunmuştur. Bu gramer terimlerinin yanı sıra Abhidharma metinlerinde ve Xuanzang Biyografisinde yer alan pek çok terim Eski Uygurların farklı bilim alanları ile ilgilendiklerini ve bu bilim alanları için terim türetme çabası içinde olduklarını göstermektedir. Bu belgelerde yer alan terimler dil bilgisini ve dil bilimini yakından ilgilendiren terimlerdir. Eski Uygurca Gramer Terimleri vibakti-samaz çalışması ile Eski Uygurların yüksek bir Budist felsefî düşünceye sahip oldukları kadar gramer ve dil bilimi konularına da hâkim oldukları ortaya konulmaya ve dil bilgisi tarihimize küçük de olsa bir katkıda bulunulmaya çalışılmıştır.

Karikatürlerle Atasözleri ve Planlı Yazma Etkinlikleri 1

Türkçe Öğretmenlerinin Yardımcısı…

Öğrenciler İçin Başarılı Bir Kompozisyon Yazmanın En Kolay Yolu…

27 Etkinlikte Kompozisyonda %100 Başarı…

Karikatürlerle Atasözleri ve Planlı Yazma  Etkinlikleri 1 adlı çalışmanın faydaları :

1. Eğlendirir.
2. Mizah zevkini geliştirir.
3. Karikatür çizmeye yöneltir.
4. Atasözlerini görsel olarak tanıtır.
5. Mecazlı atasözlerinin gerçek anlamını öğretir.
6. Planlı yazmayı öğretir.
7. Konu ve ana düşünceyi kavratır.
8. Paragraf yapmayı öğretir.
9. Giriş-Gelişme-Sonuç bölümlerini kavratır.
10. Bir yazının çok sayıda paragraftan oluştuğunu gösterir.
11. Yazıya uygun başlık kullanılacağını hatırlatır.
12. Özgün anlatıma olanak sağlar.
13. Özgüven kazandırır.
14. Her paragrafı farklı bakış açısı kazandırır.

En Önemlisi;

15. Öğretmenden yüksek not almaya yardımcı olur

Eski Yunanca Dil Bilgisi

Bu kitap, bazı yeni ek bilgileriyle daha önce yayınladığımız, Eski Yunanca Dilbilgisi ve Cümle Yapısı 1 – 2  – 3 adlı çalışmaların yeniden gözden geçirilmiş ve birleştirilmiş halidir,

Eski yunanca dilbilgisi üzerine yardımcı olmak amacıya hazırlanmıştır. Kitap, üç bölümden oluşmaktadır: Birinci bölüm, sistematik biçimde Eski Yunanca dilbilgisi ve temel Cümle yapısındaki isim, sıfat ve basit zamanlarının çekimlerini; ikinci bölüm, daha ileri dilbilgisi kurallarını; üçüncü bölüm ise çeviriye yönelik Eskiçağ Yunan yazarlarının çeşitli konular üzerine duygu ve düşüncelerinden oluşan örnek cümle ve metin parçalarını içermektedir