Bedevi Kızı

‘Yatağınızda uzanırken düşüncelerinizin yüksekliği tavana kadardır. Açıkta uzanırken düşünceleriniz yıldızlara yükselir.’

Bir bedevi atasözü böyle der.

Bir bedevi olarak doğmak… Bir çingene, bir köylü ya da kentli olarak doğmak! Ne fark eder ki, hepimiz ne de olsa farklı şartlanmalar içindeyiz.

Kimin özüne daha yakın olduğunu; kimin hangi gizlere yakın, yaşamın sırlarına, doğanın uyumuna daha yakın olduğunu kim bilebilir!

Suriye ve Ürdün Seyahatnamesi

Bu kitapla Ortadoğu’ya ilgi duyanlara; Suriye ve Ürdün’le ilgili olarak, gezip gördüklerimle, okuyup dinlediklerimle, küçük bir pencere açmak istedim. Tabii ki başkaları daha geniş ve ferah pencereler açabilir ve açmalıdır da. Ne yazık ki Suriye’nin bugünkü şartları, herhangi bir seyyaha kısa veya orta vadede, bu ülkeyle ilgili herhangi büyüklükte yeni bir pencere açma imkanını vermemektedir.

Öyle görünüyor ki meraklıları Suriye’ye, uzun bir süre sadece mevcut pencerelerden bakmak zorunda kalacaklar.

Bu kitabın Suriye bölümü kendi çapında bir envanter çalışması olarak da değerlendirilebilir; aslında seyahatin yapıldığı dönemde böyle bir envanter çalışması düşüncem hiçbir şekilde yoktu. Ancak seyahatin yapıldığı ve bu kitabın yazıldığı zaman aralığında (2001-2014) gelişen olaylar, ister istemez bu kitaba böyle bir misyon yükledi. Kitabın Suriye bölümünde bahsedilen şehirlerin, camilerin, türbelerin, mezarların, kalelerin ve insanların ne kadarının, bugün devam etmekte olan bu anlamsız ve acımasız iç savaştan sonra, ayakta ve hayatta kalacağını bilmiyorum.

Bu nedenle, eğer bir gün bu savaş biterse ve birileri de burada bahsedilenlerle geride kalanların bir mukayesesini yapmayı düşünürse, bu kitap kendi ölçüleri çerçevesinde bazı ipuçları verebilir.

Eski Dünya Seyahatnamesi

İlber Ortaylı ile Eski Dünya’ya Yolculuk Fırsatı.. 
 
“Eski Dünya Seyahatnamesi rastgele bir isim değil. Henüz Balkanlar ve Ortadoğu’nun eski havasını muhafaza ettiği günlerdeki gezilerimi içeriyor. Tarih, gezginin vazgeçemeyeceği bir değerlendirme alanı… Benim eski dünyam, bugün artık değişiyor.”
 
– İlber Ortaylı
 
Atalarımızın Anadolu’ya gelmeden önce kaç asır oturduğu ve hâlâ da nüfusunun önemli bir kısmını kuzenlerimizin teşkil ettiği, edebiyatımızın ve dilimizin istesek de istemesek de, sevsek de sevmesek de atamayacağımız yüzde 40’ını oluşturan Ortadoğu’dan köşe bucak buram buram tarihimiz kokan Balkanlara; havasını yakaladığınız zaman kocaman bir coğrafyanın ve uzun bir tarihin küçülüp sizinle kucaklaştığı bir tiyatro olan Akdeniz’den okumakla, filmle, resimle anlaşılamayan Asya dünyasına; tezatlar içinde gelişen kapalı kutu Uzakdoğu’dan pek çok ünlü sanatçıyı bağrında yetiştiren sanatın ve tarihin merkezi Avrupa’ya kadar bir uçtan bir uca Eski Dünya üzerinde seyahate çıkmaya hazır mısınız?

Isfahan, Venedik, Kudüs, Kırım, Tokyo, Yemen, Barcelona, Bosna, Girit, Hindistan, Berlin, Japonya, Kafkasya, Türkiye… Günümüzün Evliya Çelebi’si İlber Ortaylı’nın dünya üzerindeki adımlarına eşlik ederken Eski Dünya düzeninin ülke ve şehirlerinin büyülü zamanlarına gidecek ve geçmişinizle yeniden usulca buluşacaksınız. 

İlber Ortaylı’dan okurlarına keskin gözlemleri ve nesnel tespitleriyle zamanın derinliklerinden, tarihin katmanlarından bugünün dünyasını daha doğru anlama imkânı: Eski Dünya Seyahatnamesi

Gırnati Seyahatnamesi’nin 16. Yüzyılda Yapılmış Bir Tercümesi

Bu çalışmada, Osmanlı dönemi edebiyatının müstesna metinlerinden biri olan Gırnati seyahatnamesinin tercümesi üzerinde durulmuştur.

Endülüslü seyyah Ebu Hamid Muhammed el-Gırnati (ö. 1169) Mısır, Şam, Bağdat, Türklerin yaşadığı Başkırt gibi kuzey bölgeleri ile Doğu Avrupa’ya yaptığı yolculuklarını Arapça kaleme alıp Tuhfetü’l-Elbab ve Nuhbetü’l-A’cab adını vermiştir. Bu seyahatname 16. yüzyılda, Kanuni Sultan Süleyman’ın oğullarından Şehzade Bayezid’in (ö. 1562) emri ile ismi belirsiz bir mütercim tarafından Türkçeye tercüme edilmiştir. Elinizdeki kitapta, bir incelemeyle birlikte bu tercümenin metnine yer verilmiştir.

Evliya Çelebi’nin İzinde Kayseri

Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi, çağının sosyal, iktisadi, antropolojik ve folklorik kaynağı olmasının ötesinde; bekli de dünya kültür mirasının envanter bilgilerini kapsaması ve pek çok ülkenin tarihini aydınlatması bakımından da önemlidir. Bu nedenle, bir benzeri olmayan Evliya Çelebi’nin bu muhteşem eseri dünya kültür mirası için temel kaynak olmaya devam edecektir. Ayrıca bu gün bile yaptığı yolculuklarını kültürel zenginliklerle bütünlemek ve tarihsel bir derinlik katmak isteyenler, Seyahatname’deki ilgili bölümleri okumaya özen göstermelidirler.

Bu proje ile günümüz yazarlarından S. Burhanettin Akbaş Evliya Çelebi’nin gezdiği coğrafyayı kendi üsluplarıyla tekrar kaleme almaktadırlar. Elinizde bulunan eser bu kapsamda yapılmış seri çalışmalardan birisidir. Eseri zevkle okumanızı dilerken Evliya Çelebi’yi bir kez daha rahmet ve minnet duygularımızla anıyoruz.

Evliya Çelebi’nin İzinde İbrahim’in Nazargahı Urfa

Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi, çağının sosyal, iktisadi, antropolojik ve folklorik kaynağı olmasının ötesinde; belki de dünya kültür mirasının envanter bilgilerini kapsaması ve pek çok ülkenin tarihini aydınlatması bakımından da önemlidir. Bu nedenle, bir benzeri olmayan Evliya Çelebi’nin bu muhteşem eseri dünya kültür mirası için temel kaynak olmaya devam edecektir. Ayrıca bugün bile yaptığı yolculuklarını kültürel zenginliklerle bütünlemek ve tarihsel bir derinlik katmak isteyenler, Seyahatname’deki ilgili bölümleri okumaya özen göstermelidirler.

Bu proje ile günümüz yazarlarından Mehmet Kurtoğlu EvliyaÇelebi’nin gezdiği coğrafyayı kendi üsluplarıyla tekrar akleme almaktadırlar. Elinizde bulunan eser bu kapsamda yapılmış seri çalışmalardan birisidir. Eseri zevkle okumanızı dilerken Evliya Çelebi’yi bir kez daha rahmet ve minnet duygularımızla anıyoruz.

Evliya Çelebi'nin İzinde Milyaçka’dan Meriç’e

Şehirler de insanlar gibi… Kimi çekingen, kimi kibirli, kimi cana yakın, kimi mağrur… Bazısı sana kucağını açmaya hazırdır. İlk kez geliyor olmana rağmen eski bir dost gibi karşılar seni… Rahatsızlık duymaz, yabancılık hissetmezsin. Sanki evinden çok evindir senin. Mekke ve Medine gibi… Kimi mağrurdur. Farkındadır güzelliğinin ve değerinin. Derinlere götürür seni. Senden de bunu bekler. Kendini ispatlayamazsan tutunamazsın onda. Öylece eğreti bırakır seni. Kimsenin ona sahip çıkamayacağını göstermek ister. Şehirler şahı İstanbul gibi… Bazıları mesafeli ve soğuktur. Sevmek zorunda kaldıkça iter sizi. Süsüyle gururlanan bir kadın gibi yukardan bakar. Konuşmaz sizinle, yokmuş gibi davranır. Sanki onun bağrında yürümüyorsunuzdur. Ayrılana dek rahat vermez size. Londra gibi…

Kimi biraz çekingen ve gariptir. Acının olgunlaştırdığı yetim bir çocuk gibi. Kimsesiz, kırgın ama sıcak… İlk karşılaştığınızda hafif bir ürperti uyandırır sizde. Ancak yağmurunu teninizde hissettiğinizde, güneşine gülümsediğinizde yakınlığını gösterir. Sonra sıcacık sarmaş dolaş olursunuz. Sarajevo’yla benim tanışmam da tıpkı böyle oldu… 

Evliya Çelebi Seyahatnamesi Seçme Hikayeler

Şu dünya üzerinde pek çok yeri gezme şerefine ulaşan zavallı ben, Derviş oğlu Mehmet Zıllî yani Evliya Çelebi, çocukluk yıllarımda Allah’tan hep gezmeyi bana nasip etmesini dilemişimdir.

1630 yılının Ağustos ayında bir Aşure gecesi uyumak için başımı yastığa koymuştum. Yarı uykulu vaziyette iken birden kendimi Yemiş İskelesi yakınındaki Ahi Çelebi Cami’sinde gördüm. Cami kapısı birdenbire açıldı. İçerisi nurlarla doluydu. Oldukça kalabalıktı.

Onlarla birlikte sabah namazının sünnetini kıldım. Sonra yanımda oturan adama dönüp sordum:

-Efendim, sizler kimlerdensiniz?

Onun bakışları benim içimi ısıtırken cemaattekiler:

-Yanında oturan kişi cennetle müjdelenmiş on kişiden biri olan Sa’d bin Ebî Vakkas’tır, dediler.

Hemen onun ellerini öptüm. Sonra tekrar cesaretimi topladım, sordum. Aynı kişiye:

-Peki ya bu sağ yanımdaki nurlu kişiler kimlerdir, diye sordum.

O bana, ağzından mis gibi kokular yayılarak,

-Öndekiler peygamberlerin aziz ruhları, geridekiler erenlerin, buradakiler de Peygamberimizin ashabı ve şehitlerdir, dedi.

Seyahatname'den Seçmeler  Cep Boy

Gördüğü bir rüyanın etkisiyle seyahate başlayan Evliya Çelebi, gezdiği yerlerin coğrafi konumunu, mimarisini; önemli kişilerini, dillerini, inançlarını; giyimlerini ve gündelik yaşamlarını; dinlediği ve şahit olduğu olayları etkileyici üslubuyla kaleme alarak, dünya seyyahları arasında seçkin bir yerine sahip olmuştur.

Bu çalışmadaki yazılar, çeşitli kaynaklardan seçilerek, özenle üsluplandırılmıştır.

“Seyahatname, İslam edebiyatının, belki de dünya edebiyatının en uzun ve kapsamlı seyahat anlatısıdır.”

Evliya Çelebi Atlası Ciltli

UNESCO 2011 yılını, Evliya Çelebi Yılı ilan etti. Dünya seyahat edebiyatının şaheserlerinden birini bize armağan etmekle kalmayıp aynı zamanda yüce Osmanlı Devleti’nin hudutları dâhilinde bulunan yerleri ve çevre bölgeleri bizzat gezip görerek tanıtan Evliya Çelebi; bizim coğrafyamızın, bizim dilimizin, bizim kültürümüzün, bizim medeniyetimizin sembol şahsiyetlerinden birisidir. O aynı zamanda bir medeniyet kılavuzu, bir medeniyet taşıyıcısıdır. Evliya Çelebi’nin izinden giden bu çalışma, onu merak edenlerin severek okuyacağı bir kitap olmasının yanı sıra konu ile ilgili araştırma yapanlar için de bir kaynak eser niteliğindedir.

Menfalar / Menfiler Sürgün Hatıraları

Mahmut Şevket Paşa Suikastı sonrasında, iktidardaki İttihat Terakki şeflerinin muhalefeti sindirmeharekatı sırasında gözaltına alınıp, ardından Sinop’a, oradan da Çankırı’ya sürgüne gönderilen Refii Cevat’ın Sinop sürgün hatıraları….

Dönemin önemli gazetecilerinden biri olan Refii Cevat, hatıratında imparatorluğun son günlerine ilişkin gözlemlerini bellibaşlı siyasal olaylar çevresinde ironik ir dille anlatıyor ve bize unutulmaz portreler çiziyor.

Yazar, ince esprileriyle dokunmuş eserinde, dönemin ünlü muhalifleri yanında, sıradan adli suçluların da yeraldığı sürgün hayatının, zaman zaman dramatik, zaman zaman trajikomik tablolarını önümüze seriyor.

Seyahatname'den Seçmeler

17. yüzyılda İstanbul’dan başlayıp Osmanlı coğrafyasının doğusundan kuzeyine, kuzeyinden güneyine, güneyinden Avrupa’nın ortalarına dek elli yıl boyunca yaptığı gezilerini on ciltlik Seyahatname adlı eserinde anlatan Evliya Çelebi’nin, Türk gezi edebiyatının en büyük ve en özgün yazarı olduğunu herkes duymuştur.

O, Seyahatname’sinde büyük ölçüde gözleme dayanarak gittiği yerlerde ilgili, bilgili kişileri dinlemiş, bazen geçmişle yaşadığı günü buluşturarak, bazen sevecen yorumlarıyla ince bir güldürü söyleminde eleştirilerini de esirgemeyerek, bazen düş gücüyle anlatısını yeniden biçimlendirerek, bazen de araya gerçeksiz küçük öyküler katarak anlatmıştır gezilerini.

Ne var ki dünyanın en uzun gezi kitabı olan böylesine görkemli bir başyapıtı olağanüstü güzellikteki üslubu bozulmadan günümüz diline uyarlama çalışmalarına yakın zamanlarda başlanılmıştır.

Elinizdeki kitapla bu boşluğun küçük bir bölümünü doldurmaya çalıştık.

Gırnati Seyahatnamesi

Gırnati Seyahatnamesi Endülüslü seyyah Ebu Hamid Muhammed el-Gırnati’nin (ö. 1169) Arapça olarak kaleme aldığı Tuhfetü’l-Elbab ve Nuhbetü’l-A’cab adlı eserinin 16. yüzyılda, Kanuni Sultan Süleyman’ın oğlu Şehzade Bayezid’in emri ile, ismi belirsiz bir mütercim tarafından yapılan Türkçe tercümesidir.

Eserde yazarın seyahatleri sırasında başından geçen olaylar, şahit olduğu ilginç durumlar, tuhaf ve şaşırtıcı şehirler, işitilmemiş yapılar, adalar, denizler ve denizlerde bulunan tuhaf ve şaşırtıcı hayvanlar adeta bir masal havası içinde anlatılmaktadır. Yer yer peygamberlerin hikayelerinin okuyucuya eşlik ettiği eser şaşırtıcı bilgiler yanında hikmetin en güzel örneklerini de yer vermekte.

Günümüz insanı için adeta küçüle küçüle bütün bilinmezliklerini ve büyüsünü yitirmiş bir evren perspektifine karşı Gırnati Seyahatnamesi düşle gerçek arasında sonsuz, hayranlık uyandıran bir evren tablosu sunuyor.

Osmanlı Türkçesi bilgilerini geliştirmek isteyen okuyucular dikkate alınarak, okumayı ve istifadeyi kolaylaştırmak için tercümenin Arap harfli yazması, Latinize edilmiş, transkripsiyonlu metni ve günümüz Türkçesine göre sadeleştirilmiş versiyonu bir arada görülecek şekilde düzenlenmiştir.

Evliya Çelebi Seyahatnamesi

19 Ağustos 1930 gecesi, rüyasında gördüğü Hz. Peygamber’in elini öperek heyecanlanıp ‘’ Şefaat ya Resulullah’’ diyecek yerde ‘’ Seyahat ya Resulullah’’ diyerek kendi geleceğine farklı bir kapı aralayan Evliya Çelebi, tam kırk yıl boyunca bütün Osmanlı coğrafyasını adım adım dolaştı. Kimi zaman han odalarında menakıb dinledi, kimi zaman da çarşıların kalabalığına karışıp değişik kültürlerin insanları ile tanıştı.

Evliya Çelebi’nin İzinde Romanya ve Bulgaristan Yollarında Yirmi Beş Gün

Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi, çağının sosyal, iktisadi, antropolojik ve folklorik kaynağı olmasının ötesinde; belki de dünya kültür mirasının envanter bilgilerini kapsaması ve pek çok ülkenin tarihini aydınlatması bakımından da önemlidir. Bu nedenle, bir benzeri olmayan Evliya Çelebi’nin bu muhteşem eseri dünya kültür mirası için temel kaynak olmaya devam edecektir. Ayrıca bugün ile yaptığı yolculuklarını kültürel zenginliklerle bütünlemek ve tarihsel bir derinlik katmak isteyenler, Seyahatname’deki ilgili bölümleri okumaya özen göstermelidirler.

Bu proje ile günümüz yazarlarından İslam Beytullah Erdi Evliya Çelebi’nin gezdiği coğrafyayı kendi üsluplarıyla tekrar kaleme almaktadırlar. Elinizde bulunan eser bu kapsamda yapılmış seri çalışmalarından birisidir. Eseri zevkle okumanızı dilerken Evliya Çelebi’yi bir kez daha rahmet ve minnet duygularımızla anıyoruz.

Evliya Çelebi’nin İzinde Bolu

Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi, çağının sosyal, iktisadi, antropolojik ve folklorik kaynağı olmasının ötesinde; belki de dünya kültür mirasının envanter bilgilerini kapsaması ve pek çok ülkenin tarihini aydınlatması bakımından da önemlidir. Bu nedenle, bir benzeri olmayan Evliya Çelebi’nin bu muhteşem eseri dünya kültür mirası için temel kaynak olmaya devam edecektir. Ayrıca bugün bile yaptığı yolculuklarını kültürel zenginliklerle bütünlemek ve tarihsel bir derinlik katmak isteyenler, Seyahatname’deki ilgili bölümleri okumaya özen göstermelidirler.

Bu proje ile günümüz yazarlarından Mehmet Süme Evliya Çelebi’nin gezdiği coğrafyayı kendi üsluplarıyla tekrar kaleme almaktadırlar. Elinizde bulunan eser bu kapsamda yapılmış seri çalışmalardan birisidir. Eseri zevkle okumanızı dilerken Evliya Çelebi’yi bir kez daha rahmet ve minnet duygularımızla anıyoruz.