Kılavuz – Karikatürler

Yusuf Kot; 1984’te İzmir’de doğdu. Marmara Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü Mezunu. Cafcaf ve Hacamat Mizah Dergileri’nde editörlük ve çizerlik yapıyor.

Eyyy Siyaset

2011-2015 yılları arasında Hürriyet’in birinci sayfasında yayımlanan güncel siyaseti birebir takip eden karikatürlerden seçmeler.

Veni Vidi Cizi.
Geldim Gördüm Çizdim.

Gevşek

Nuri Çetin, 1982’de Edirne’de doğdu. İstanbul Üniversitesi İktisat Bölümünü bitirdi. Penguen, Kemik, Lombak, Fermuar dergilerinde çalıştı. 2008’den bu yana Leman ve L-Manyak dergilerinde çalışıyor ve 94.5 Rock FM Rabarba radyo şovuna konuk olarak katılıyor.

Eyse

Her biri derin düşüncelerin ürünü olan 116 adet karikatür, Hasan Aycın’ın fırçasından… Eserin takdiminde, usta edebiyatçı Cemal Şakar’ın, Hasan Aycın ve çizgisini anlattığı inceleme yazısı da bulunmakta…

Bone 5

Fare yaratık yavrusunu dağlara geri götürmeye çalışan Fone ve Smiley Bone, yeni bir düşmanla karşılaşıyorlar: Kurnaz ve güçlü dağ aslanı Rock Jaw’la. Bone destanının bu beşinci cildinde, Fone ve Smiley Bone kaybolmuş bir fare yaratık avcısını dağlara geri götürmek için vahşi doğaya doğru yola koyuluyorlar. Çok geçmeden dost canlısı bir mizaca sahip olmayan devasa bir dağ aslanı olan “Doğu Sınırı’nın Efendisi” Rock Jow’a rastlıyorlar.
Fare ve yaratıkların saldırısı sonucu yetim kalan bir grup bebek hayvanla arkadaş olduklarında hayat onlar için daha da zorlaşıyor. Her şey Rock Jow’la fare yaratıkların lideri Kingdok’un muazzam kapışmasında kritik bir noktaya ulaşıyor.

Otobüstekiler

Cumhuriyet Gazetesi’nde 2003-2013 yılları arasında çizilen “Otobüsdekiler” çizgi-bant çalışmasının, bu kitapta bir bölümünü okuyacaksınız. “Otobüstekiler “, yazarın 11. kitabını oluşturuyor. Her sabah uyanıp, işine giden veya bir yere ulaşmak isteyen insanlar, otobüslerde, kapalı, sıkışık, kargaşa içinde bulurlar kendilerini. Dönemsel, tarihsel bir yolculuktur bu.

Hergün yaşanılan, kendini dönüştüren yeniden üreten, özellikle emekçilerin, işçilerin, alışverişe giden kadınların, sürekli cep telefonuyla ilgililenen öğrencilerin, borsacıların, emeklilerin, siyasal islamcıların, Y Kuşağı gençlerin, muhafazakarların, liberal solcuların…

Hayatlarını buluruz. Karikatürler 10 yıllık dönemi kapsasa da, her gün otobüste ve toplu yaşamın her alanında, yabancısı olmadığınız olayların mizahı bir dille anlatımını bulacaksınız.

Çarpışma 2 – İpek & Burak

Aşk hikayelerinin mutlu sonda bittiği yerde İpek ve Burak’ın maceraları başlar!

Uykusuz Dergisi’nin başarılı çizerlerinden Oky’nin, yayınlanmaya başladığı ilk günden bu yana kendine has bir okur kitlesi yaratan ve takipçileri tarafından özlemle beklenen serisi Çarpışma’nın ikinci kitabı çıktı!

Çarpışma serisi, aslında tam olarak geleneksel aşk hikâyelerinin bittiği yerde başlıyor. Aşkın mutlu sonunundan; o çocuksu, masum tutkunun gerçekleşmesinin ardından neler yaşandığını, yaşanabileceğini konu alıyor. Çarpışma serisinin bu ikinci kitabı da, kusursuz ve plastik bir aşkı değil, yaşadığımız ve bildiğimiz kimi zaman eğlenceli kimi zaman hüzünlü ve kimi zaman da sarsıntılı bir beraberliği anlatıyor.

Hayallerini Meslek Seçenler Çizgi Romanın Görünmez Kahramanları Yazar ve Çizer

Büyüyünce ne olacaksın?Hangi mesleği seçtin?İleride ne iş yapacağına karar verdin mi? Aranızda bu türden sorularla daha önce karşılaşmamış kimse yoktur herhalde…Peki bir yanıtınız var mı? Eğer henüz yoksa veya emin değilseniz acele etmeyin.Siz şimdilik bol bol hayal kurun yeter,Çünkü İleride onlaraçok ihtiyacınız olacak! Hayallerini meslek seçenler,”para kazanmak için çalışmak”gibi bir zorunluluğun henüz çok uzaklarda olduğu çocukluk çağına ait hayallerini geleceğe taşıyanların öykülerini anlatıyor.Merakını cezbeden ve onda heyecan uyandıran şeyin peşine düşerek,ileride sahip olacağı meslek ile daha küçük yaşlarda bütünleşen”usta”lar kendi öykülerini çizgi roman aracılığla anlatıyorlar. Nalan ve Gönül de Hayallerini meslek seçenlerden ve bu çizgi romanda onların çocukluk düşüncelerinin bir ürünü.”Çizgi Roman nedir,nasıl üretilir ve yaratıcıları kimlerdir? diye merak ediyorsanız,bu soruların yanıtını elinizdeki kitapta bizzat ustalarından alabilirsiniz

Tribal Enfeksiyon 2

Tribal Enfeksiyona’a hâlâ çare bulunamadı!

Hiçbir antibiyotiğin ve hiçbir tedavinin çare olamadığı, mizah severlerin yıllardır bağışıklık kazanamadığı Türkiye’nin en aykırı karikatürcülerinden Cengiz Üstün’ün yaydığı Tribal Enfeksiyon salgını ikinci kitapla devam ediyor! Tribal Enfeksiyon 2, her karikatürüyle şaşırtıcı, her karikatürüyle beklenmedik ve her karikatürüyle absürt! Cengiz Üstün’ün Uykusuz dergisinde yayınlanan Tribal Enfeksiyon köşesinin en güzel örneklerini bir araya getiren bu albüme hiçbir mizah sever kayıtsız kalamayacak!

Gittin Gideli Bebek

Tüm zamanların en uzun soluklu ve en komik ayrılık hikâyesi!
Bülent Üstün’ün Uykusuz Dergisi’nde yayınlanan ve giden bir sevgilinin ardından yakılan ve yıllarca süren bir yakarışı konu alan “Gittin Gideli Bebek” köşesi şimdi ayrılanların, ayrılacakların ve hiç ayrılmayacakların elinden düşmeyecek bir kitap olarak, Mürekkep Yayınları etiketiyle kitapçılarda!

Gittin Gideli Bebek

Tüm zamanların en uzun soluklu ve en komik ayrılık hikâyesi!
Bülent Üstün’ün Uykusuz Dergisi’nde yayınlanan ve giden bir sevgilinin ardından yakılan ve yıllarca süren bir yakarışı konu alan “Gittin Gideli Bebek” köşesi şimdi ayrılanların, ayrılacakların ve hiç ayrılmayacakların elinden düşmeyecek bir kitap olarak, Mürekkep Yayınları etiketiyle kitapçılarda!

İltem Dilek – Karikatürler

Mizah dünyasının yeni fenomeni İltem Dilek ilk kitabıyla geliyor!

Uykusuz dergisinde çizmeye başladığından beri, okurların gün geçtikçe artan ilgisiyle karşılanan, kendine has çizimi ve esprileriyle kısa süre içinde kendi hayran kitlesini yaratan İltem Dilek’in, yine Uykusuz Dergisi’nde yayınlanan karikatürlerinin en güzellerini bir araya getirdiği ilk karikatür albümü Mayıs ayında Mürekkep Yayınları etiketiyle kitapçılarda.

Ve Sinem

Mizah dünyasının en seksi yıldızı, ilk albümüyle Nisan’da kitapçılarda!

Cihan Kılıç’ın yarattığı ve Uykusuz Dergisi’nde yayınlandığı ilk günden beri büyüyen bir hayran kitlesi kazanan Sinem’in maceraları, daha önce hiç yayınlanmamış sürprizlerle Ve Sinem albümünde!

Cıvıl cıvıl ama fazlasıyla yüksek bir özgüvene sahip, hızlı ve kalburüstü yaşam tarzıyla Sinem ve sevgilisi Alper, Sinem’in ablası Ebru ve eniştesi Engin, Engin’in işe yaramaz kardeşi Utku ve onun daha da işe yaramaz arkadaşları… Bir yandan İstanbul’un renkli ve zengin ortamları, diğer yandan iflah olmaz varoşları… Hepsi Cihan Kılıç’ın şimdiden klasikler arasında girmeye aday çizgi öykülerinde!

Otisabi Kutulu Özel Set

Otisabi hayranları şimdi dört köşe!

Türkiye’nin en sevilen anti-kahramanlarından Otisabi’nin şimdiye kadar yayınlanan altı macerası bir arada, özel kutusunda! Üstelik koleksiyoncular için hazırlanan bu özel set, özel kutusuyla birlikte.

Otisabi Özel Koleksiyon Kutusundaki kitaplar:

1- Başımdan Geçti Bunlar
2- Münasebetsiz İlişkiler
3- Dokunaklı Temaslar
4- Kayıtdışı Hatıralar
5- Kadınlara Fısıldayan Adam
6- İnleyen Nağmeler

Karşı

Rıfkı, ipek gibi duru ve yalın bir çizgi dünyası oluşturdu. Gündeşleri gibi bir çizgi ve biçim oburu değildir. Çizimlerinden, çok rahat çalışan bir usta olduğu hemen anlaşılır. Bu, ondaki doğal yeteneğin göstergesidir. Çizimleri arasında karikatürlerin dışında portreler ve çizgi roman tarzı anlatılar da yer almaktadır. “Yazısız” denebilecek karikatürler, onda görülür. Çizgileri hareketlidir. Karikatürlerine emdirdiği mizah, zeka pırıltılarıyla doludur. Bıyık altından güldürmeyi tercih eder; yergilerinde acımasızdır. Ahmet Rıfkı, “aydın” olgusu üzerine, önemli, ilginç ve unutulmayacak bir paradokstur.

Ben Topik Değilim Yerevan Güncesi

“SSCB, korku, Gorbaçov, deprem, ınger, ruble, boşluk, dolar, borovadz, tram, Karabağ, soğuk-kar, yalnızlık, maşutni, votka-konyak, duduk, kahkahalar, ağlamalar, Sis, Masis, Ararat, Levon Ter Petrosyan, ağparcan, diaspora, hayaller, özgürlük, Ermenistan-Türkiye, tsavıt danem, göç, sözde, Gomidas, İstanbul, topik, kılıç konyak, mafya, gelecek, barış, aşk, umutlar… işte size gürül gürül akan bir hayat…”

Azınlıkyan

İspanyon şair Juan Ramon Jimenez’in, kitaplarından birine yazdığı ithafını (Ucu bucağı olmayan azınlığa) başlık olarak ödünç almakta bir an olsun tereddüt etmedim: Evet, Azınlıkyan’ın gerçekten de ucu bucağı yok! Zaten onun çizgisinin temel özelliği de bu uçsuz bucaksızlık değil mi? Güldürüsünü Türkiye’deki Ermeni azınlığından damıttığı halde çizgide ulaştığı evrensellik, onun sınır tanımazlığının bir kanıtıdır. Aret Gıcır, bir ‘azınlıkya’ olmasına karşın, bekleneceği üzere azınlıkların yanında saf tutmaz. O, azınlık ile çoğunluk arasında, ilkine yakın bir yerde durur. Çizgisi, hiç kuşkusuz çoğunluğun sesi değildir ama tümüyle azınlığın sesi de değildir: Öteki sestir! Çoğunluk ile azınlık arasında salınıp duran Gıcır, çizgisiyle bu sayısallığı aşarak farklı bir boyuta yöneliyor. Bu boyut, kimliklerin terk edildiği boyuttur. Gıcır, sevimli ve sıcak çizgisiyle, her türlü kimlikten arınmanın gerekliliğini savunuyor. Kimlik sorununu işlediği ‘çizgi-öykü’lerinde tutturduğu gırgır, onu ‘çıplak insan’ın eşiğine getiriyor.