Solucan 1: Umut Ciltli

Ailesinin hiçbir neden belirtmeden sevgi ve ilgi göstermediği Nehir’in, yaşadığı acıları unutmak için bir planı vardı: Aşık olmak! Nehir, aşık olacağı kişiyi bulabilmek için beş maddelik bir liste hazırlayıp malum kişiyi aramaya koyulduğunda, onu bulacağından ve ona olan aşkının yaşadığı tüm acıları kendisine unutturacağından neredeyse emindi.

Kıvanç’ı, yani aradığı kişiyi bir çocuk parkında bulduğunda, artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı aklından bile geçmemişti. Ve her şey, Nehir’in, büyük bir umutla Kıvanç’a sorduğu o soruyla başladı:

“Sana aşık olmama izin verir misin?”

Eleanor and Park Ciltli

İki uyumsuz insan

Sıradışı bir aşk

Eleanor

Kızıl saçlar, tuhaf giysiler. Park başını çevirene kadar onun arkasında duran; o uyanana kadar yanında uzanan; diğer herkesi daha soluk, daha sıradan ve yetersiz gösteren… Eleanor.

Park

Bir şarkıyı ona dinletmeden Eleanor’un seveceğini bilen; o sonunu anlatmadan esprilerine gülen; göğsünde, tam boğazının altında, Eleanor’u ona verdiği sözleri tutmaya itecek bir yere sahip olan… Park.

İlk aşkın sonsuza dek sürmeyeceğini bilecek kadar zeki ama bunu deneyecek kadar cesur ve umutsuz, on altı yaşındaki iki talihsiz aşığın bir okul yılı boyunca süren hikayesi.

Eleanor, Park’la karşılaştığında siz de ilk aşkınızı ve nasıl da büyülendiğinizi hatırlayacaksınız…

“Eleanor ve Park, genç olup bir kıza aşık olmanın ötesinde, genç olup bir kitaba aşık olma hissini de hatırlattı bana.”

– John Green, Aynı Yıldızın Altında’nın yazarı

“Komik, umut dolu, biraz küfürbaz, seksi ve hüzünlü… Bu tatlı aşk hikâyesi hem gençleri hem de yetişkinleri etkileyecek.”

– Kirkus Reviews

“Bu çekici, zeki ve naif hikaye gerçek aşkla dopdolu. Okurlar Eleanor ve Park’a hayran kalacak.”

– Gayle Forman, Eğer Yaşarsam’ın yazarı

“Birbirini gerçekten çok seven ve mutluluklarının önüne çıkan her türlü zorluğu atlatabileceklerine inanan iki gence dair bu roman tam bir cevher.”

– Caley Anderson

“Rowell hikaye boyunca okuyucuyu sürekli şaşırtıyor ve aydınlık ile karanlığı son sayfaya kadar dengede tutuyor.”

– Publishers Weekly

“Eleanor ile Park’ın saf, çekingen fakat giderek olgunlaşan ilişkisi hem nefes kesici hem de yürek burkucu.”

– Booklist

“Eleanor ve Park aşk ve dışlananlar hakkında nefes nefese okuyacağınız bir roman.”

– Stephanie Perkins

“Sevimli, cesur ve etkileyici…Rainbow Rowell aykırı iki aşığın unutulmaz öyküsünü kaleme almış.Yazarın ilk romanı kalbinize girip orada kalmanın bir yolunu bulacak.”

– Courtney Summers

2014 Michael L. Printz

– Gençlik Edebiyatı Onur Ödülü

Boston Globe-Horn Book

– 2013’ün En İyi Kitabı Ödülü

Publishers Weekly

– 2013’ün En İyi Gençlik Kitabı Ödülü

New York Times Book Review

– 2013’ün En İyi Gençlik Kitabı

Kirkus Reviews

– 2013’ün En İyi Gençlik Kitabı

ABD National Public Radio

– 2013’ün En İyi Kitabı

Ajan Martin: Kurt Adam Peşinde

Ajan Martin

İmkansız gibi görünen görevleri kusursuzca başaran Ajan…  Martin, okulunda başarılı bir öğrencidir. Çevresinde insanların acımasız olmaya başladığını görür.

Herkes çıkarları için birbirine zarar verecek hale gelmiştir.

Karar alır ve ‘’Evreni Tehlikelerden Koruma’’ adlı örgüte başvuruda bulunur.

Bu örgütü Felsefe Öğretmeninden duymuştur.

O artık kötülüklere karşı cesur yüreği ile mücadele edecek bir Ajandır.

Operasyon: Türkiye

Meraklı bir araştırma öğrencisi olan Erman, babasına ısrar ederek Vahşi ırklar Müzesi’nden Kurt Adam’a ait olan bir tabutu çaldırır. Tabutun içinde Kurt Adama ait olan küller bulunmaktadır. Erman yaptığı karışım ile Kurt Adamı küllerinden doğurur.

Ajan Martin, Kurt Adam İstanbul halkına zarar vermeden onu durdurabilecek midir?

Magnus Chase ve Asgard Tanrıları – 1 Yaz Kılıcı

Magnus Chase’in başına o güne dek yeterince iş açılmıştı.

İki yıl önce annesinin kendisine kaçmasını söylediği o korkunç geceden beri Boston’da sokaklarda yaşıyor, polisten ve sosyal hizmetlerden yalnızca kafasını kullanarak kurtuluyordu.

Magnus bir gün peşine bir başkasının düştüğünü öğrendi:

Annesinin kendisini tembihleyerek uzak durmasını söylediği dayısı Randolph. Ancak Magnus, dayısından kaçmak isterken onun avucunun içine düşüverdi. Randolph ise İskandinav tarihiyle ilgili bir şeyler geveleyip Magnus’a bir yerlerde doğuştan hak ettiği bir şey olduğunu söyledi:

Binlerce yıldır kayıp olan bir silah.

Randolph konuştukça eksik parçalar bir bir tamamlandı.

Asgard tanrıları, kurtlar ve Kıyamet Günü hakkındaki efsaneler Magnus’un hafızasında yeniden şekillendi. Ancak fazla vakti yoktu, çünkü o an bir ateş devi Boston’a saldırmakta ve Magnus’a kendi güvenliği ile binlerce masum insanın yaşamı arasında bir seçim yapmaya zorlamaktaydı…

Bazen yeni bir yaşama başlamanın tek yolu, ölmektir.

Her Şeyin Başlangıcı Ciltli

Ezra Faulkner mezuniyet balosunun kralı olacaktı; tabii kız arkadaşı onu aldatmasa, bir araba kazasında bacağı parçalanmasa ve yeni gelen kız Cassidy Thorpe’a aşık olmasaydı…

Altın çocuk Ezra Faulkner hayatta herkesi bekleyen bir trajedi olduğuna inanmaktadır; sonrasında gerçekten önemli şeylerin yaşanacağı bir olay. Onun kişisel trajedisi ise hayatında her şeyi kaybedebileceği bir an gelene dek beklemiştir: Mükemmel bir gecede, sorumsuz bir sürücü Ezra’nın dizini, spor kariyerini ve sosyal hayatını paramparça eder. 

Artık balo kralı olma ihtimali kalmayan Ezra kendini uyumsuz öğrencilerin masasında bulur ve okula yeni gelen Cassidy Thorpe’la tanışır. Benzersiz bir kız olan Cassidy, rahat tavırları ve zehir gibi zekasıyla Ezra’yı sonu gelmeyen maceralarında yanında sürüklemeye kararlıdır. Ezra yeni araştırmalara, yeni arkadaşlıklara ve yeni bir aşka yelken açarken bazı insanların yanlış anlaşılabileceğini keşfedecektir. 

Peki, kişinin bireysel trajedisi gerçekleşmiş ve ardından yaşanan her şey az çok önem kazanmışken, yepyeni şanssızlıklarla nasıl başa çıkılır?

“Bu kitapta, John Green’in roman karakterleriyle rahatça kapışabilecek gençler var.”

– Kirkus Reviews

“Zekice, komik, yürek burkan, o kadar gerçekçi bir hikâye ki canınızı yakıyor… Unutamayacağınız bir roman.”

– Lauren Barnholdt

“Büyüleyici. Keskin bir zeka, müthiş bir gözlem yeteneği ve şaşırtıcı derecede yumuşak bir şefkatle dolu.”

– Jeannette Walls

“Schneider yeni bir başlangıçta anlam bulmanın karmaşık hikayesini kaleme almış. Çekici ve güçlü.”

– Children’s Literature

“Hem hüzünlü hem de komik. Genç kızların Ezra Faulkner’a delicesine ve umutsuzca âşık olacağına eminim.”

– Sarah Mlynowski

“Hüzün, heyecan, ince espriler ve felsefi düşüncelerle dolu.”

– Booklist

 “Her Şeyin Başlangıcı hayatında yepyeni bir sayfa açan bir genci anlatıyor. Aklınızda kalacak romanlardan.”

– Barnes & Noble

“Zeki diyaloglar ve dokunaklı anlarla dolu, sevimli bir öykü.”

– New York Times Book Review

“İki genci bir araya getiren, ardından onları ayırmakla tehdit eden bir trajedi.”

– Publishers Weekly

“Zekice kaleme alınmış, sıradışı bir gençlik öyküsü.”

– Julie DeVillers

“Klasik bir gençlik aşkı öyküsü değil. Romantizm, trajedi, mizah ve arkadaşlığın müthiş birlikteliği.” 

– VOYA

 

 

 

Rosie Black Günlükleri – Yaratılış

Beş yüz yıl sonra, geleceğin dünyası…

Erime adındaki çevresel felaket sonucunda Newperth şehri üç sınıfa bölünmüştür: Merkez’de yaşayan varlıklılar, Kıyı’da yaşayan yoksullar ve şehrin sınırlarında yaşayan Vahşiler.

Rosie Black, Kıyı’da yaşamaktadır ve bulduğu sıradışı bir kutunun ölümcül sonuçlar doğuracağından habersizdir. Gizemli bir örgüt bu kutunun peşindedir ve ona ulaşmak için insanları öldürmekten çekinmemektedir.

Hayatını iki yabancıya emanet etmek zorunda kalan Rosie kaçmaya başlar. Ama kime güvenecektir? Fazlasıyla çekici olan Vahşi Pip’e mi, yoksa genç adamın “patron” dediği esrarengiz adama mı?

Rosie, Dünya’dan Mars’a uzanan yolculuğunda çok geç olmadan kutunun sırrını çözmelidir… 

“Daha fazlasını isteyeceksiniz.”

– Daily Telegraph

“Mars kanyonlarından Dünya’nın gelecekteki şehirlerine; Rosie Black Günlükleri son yıllardaki en iyi, en özgün bilimkurgu eseri.”

– Illawarra Mercury

“Hiçbir şey bu kitabı elinizden bıraktıramaz. Ne açlık ne de kapanmak isteyen gözkapaklarınız. Aranıza hiçbir şey giremez.”

– Orbit

Duygusuz

Rosewood yıllarca skandallarla çalkalanırken dört Sevimli Küçük Yalancı Aria, Emily, Hanna ve Spencer hep başrollerdeydi. Arkadaşlarını kaybettiler, A adındaki acımasız bir takipçi tarafından hedef alındılar ve ölümün kıyısından döndüler. Ama henüz hiçbir şey sona ermedi.

Aria’nın aşk hayatı yolunda gitmiyor, Emily vahşi tarafını keşfediyor, Hanna düşmanla bir araya geliyor ve Spencer’ın bir daha asla görmeyeceğini düşündüğü biri tekrar karşısına çıkıyor. Ama bunların hiçbiri geçen bahar tatilinde yaşananlarla kıyaslanamaz. Bu hala kızların en karanlık sırrı. Ve bilin bakalım bu sırrı kim öğrendi? A, Sevimli Küçük Yalancılar’a suçlarının bedelini ödetmeye kararlı ve A’dan daha korkunç olan şeyse… başlarına gelecek olanı hak ettiklerini düşünmeleri.

Sara Shepard’ın Sevimli Küçük Yalancılar (Pretty Little Liars) adlı gençlik romanı serisinden uyarlanan müthiş dizisi Türkiye’de…

Sara Shepard’ın gençlik anılarından esinlenerek yazdığı Pretty Little Liars serisi aynı adla diziye uyarlandı ve Amerika’da reyting rekorları kırarak büyük bir izleyici kitlesine ulaştı. Birbirinden güzel dört genç kız arkadaşın heyecan dolu maceralarını aktaran dizi, ülkemizde de yayınlanmaktadır. Ayrıca dizinin Tatlı Küçük Yalancılar adıyla uyarlanan yerli versiyonu da izleyiciler tarafından beğeniyle takip edilmektedir.

Hoş Geldin On Beş Yaş

15 yaş… Gençliğe ilk adım. Dersler, sınavlar; hissedilmeye başlanan yürek atışları.Ve yaşamın gerçekleri… Binlerce cana kıyan doğal afetler; kaybedilen yakınlar, umutlar…Ama bir de mucizeler…Zehra Ünüvar on beş yaşın nabzını tutmuş yeni kitabında.

Bıçak Sırtı

Mara Dyer bir zamanlar geçmişinden kaçabileceğini sanıyordu.

Ama kaçamayacaktı.

Sorunları kendi kafasında yarattığını düşünüyordu.

Ama yanılıyordu.

Yaşadığı onca şeyden sonra, sevdiği çocuğun artık sır saklayamayacağına inanıyordu.

Ama aldanıyordu.

Gerçekler ortaya çıkmaya ve seçimler ölümcül sonuçlar doğurmaya başladığında Mara bu karmaşadan aklını yitirmeden çıkmayı başarabilecek mi?

Okuyucular hikâyenin gerçekçi ve muhteşem kahramanlarıyla kendinden geçecek, doğaüstü kurgusuna kendilerini kaptıracaklar.”

– School Library Journal

“Mara’nın ürpertici ve etkileyici hikâyesi bağımlılık yapıyor. Aynı zamanda şaşırtıcı derecede romantik ve karmaşık. Hodkin paranormal gençlik romanını tamamen kendine özgü bir seviyeye taşımış.”

– Romantic Times

“Yazarlığa yeni adım atan Hodkin tutkulu aşk hikâyesini paranormal gizemle bir araya getirerek okuyuculara yine ters köşe yaptırıyor. Okurlar, ilk kitaptaki gibi, psikologların sözlerine inanıp Mara’nın akıl sağlığından şüpheye düşecek, Noah’nın gerçek niyetini sorgulayacak ve serinin son kitabını dört gözle bekleyecek.”

– Booklist

“Serinin bu ikinci kitabı, ilk kitapta ortaya çıkan bazı soruları yanıtlarken, okuyucuyu yepyeni sorular ve merak uyandırıcı bir sonla baş başa bırakıyor.”

– Voya

“Bu heyecanlı devam kitabında Hodkin okurlarını son sayfaya kadar merak içinde bırakarak entrika ve aldatmaca yüklü bir hikâye sunuyor. Hayranları yazarın ilk kitapta yarattığı dünyaya geri dönmenin coşkusuyla sonunu görmek için sabırsızlanacaklar.”

– Children’s Literature, Veronica Bartles

Audrey'yi Bulmak

Audrey evden çıkamıyor. Hatta, evin içinde güneş gözlüklerini bile çıkaramıyor. Şey… Göz göze gelmek ve bazı başka şeylerle ilgili “minik” sıkıntıları var da!

Aslında… Ağabeyinin dev ışıklı, çok derinlikli arkadaşı Linus, o kapkara güneş gözlüğü camlarının ardından Audrey’nin hayatına sızmayı başarana kadar “vardı” diyelim. Zira Linus, aynen bir portakal dilimini andıran içten gülümsemesi, samimiyeti ve sırf Audrey ile iletişim kurabilmek için yazdığı komik notlarla genç kızı evden çıkarmayı başarıyor. Yani, Starbucks da bir başlangıçtır sonuçta! Tatlı Audrey, anlayışlı ve şefkatli Linus’un yanındayken en korktuğu şeyleri bile yapabileceğini hissediyor. Hem, kim bilir? Belki de o kara camların ardında güzel bir dünya vardır gerçekten de!

Kıssadan hisse… Kendinizi yok olmuş hissettiğinizde bile gerçek aşk sizi bulabilir ve hayat, bir nedenle her mücadeleye değer bir şeye dönüşebilir. Zaten bu işler her zaman bir bakış açısı meselesidir. Audrey ile birlikte gülmeye, hayal kurmaya ve umut etmeye hazır olun…

“Sophie Kinsella milyonların sevgilisi!”

– Jojo Moyes, Senden Önce Ben’in çoksatar yazarı

Dostlarım ve Ben

İnanılmaz bir kitapla, bir yazar ile sizleri buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Elif Naz Tatlı, 2004 doğumlu bir yazar. Ama yazdıklarını okuyunca sizler de yaşının çok ötesinde bir akılla karşı karşıya olduğunuzu göreceksiniz.

“Dostlarım ve Ben”, Bahçeşehir Okyanus Koleji’nin farklı öğreneler sınıfında eğitim-öğretim hayatını sürdüren Elif Naz Tatlı’nın gerçekten de farklı öğrendiğini, hayata bambaşka noktalardan baktığını ve yazıya gönül vermenin yanı sıra onun inceliklerine de giderek daha bir keskinleşecek yaklaşımlarla hâkim olduğunu gösteren bir ilk yapıt. Ve kendisinden sonra geleceklerin de müjdecisi aynı zamanda.

Küçük bir kızın ev-site-okul çevresinde kurduğu hayal ile gerçek arasında salınıp duran dünyanın açtığı gizemli kapıdan sizin de hayranlıkla ve heyecanla geçeceğinizden eminiz.

“Dostlarım ve Ben”… Elif Naz Tatlı’nın “on bir yaş” mucizesi!..

Kelile ve Dimne'den Seçmeler

Kelile ve Dimne, hayvanlar âleminden hikâyelerle nasihat tarzının en meşhurudur. Kelile ve Dimne adlı iki çakalın adı ile meşhur olan eser, Mevlâna ve Şeyh Sadi’ye de ilham kaynağı olmuştur. Hikayelerin kahramanları aslan, tilki, kurt, eşek, maymun, yılan, at, kedi, köpek, şahin, keklik gibi hayvanlardır. 

Beydeba, bu hikâyeleriyle çeşitli insan tiplerini temsil etmiş, temiz kalpli ve menfaatperest insanlar arasındaki çatışmayı mükemmel bir şekilde gözler önüne sermiştir. Kelile ve Dimne, hayvanlar âleminin temsilcilerinden seçilmiş ibretli hikayeler demetidir.

Üçüzler – Becky'nin Tuhaf Hayvanları

Üçüzlerin sürükleyici maceralarına katılın!

Becky hayvanlara bayılıyor ve evde tuhaf hayvanlar beslemek istiyor. Ancak evleri çok küçük. Üstelik üç kardeş aynı odada kalıyor. Yani yeni hayvanlara yer yok!

Bu dertlerin üstüne Becky sınıf arkadaşı Jack’in evde beslediği sıçanları hayvan dükkanına satmak istediğini öğrenince dünya başına yıkılıyor! Üçüzler Jack’i engellemenin bir yolunu bulmak zorunda.

Üçüzler – Katie'nin Büyük Maçı

Üçüzlerin sürükleyici maceralarına katılın!

Katie, okulun futbol takımında oynamaktan son derece memnun. Ancak erkeklerin güzelim formaları varken, Katie ve takımı maçlara beden eğitimi eşofmanlarıyla çıkıyor. Kızların hepsi bunun büyük bir haksızlık olduğunu düşünüyor. Fakat sonra akıllarına; forma yaptırmaya para toplamak için kızlara karşı erkekler maçı düzenlemek gibi dâhiyane bir fikir geliyor…

Acaba, kızlar maçı kazanabilecekler mi?

Üçüzler – Katie'nin Büyük Maçı

Üçüzlerin sürükleyici maceralarına katılın!

Katie, okulun futbol takımında oynamaktan son derece memnun. Ancak erkeklerin güzelim formaları varken, Katie ve takımı maçlara beden eğitimi eşofmanlarıyla çıkıyor. Kızların hepsi bunun büyük bir haksızlık olduğunu düşünüyor. Fakat sonra akıllarına; forma yaptırmaya para toplamak için kızlara karşı erkekler maçı düzenlemek gibi dâhiyane bir fikir geliyor…

Acaba, kızlar maçı kazanabilecekler mi?

Hızlı Öğrenelim : Mitoloji

Tüm Dünyadan 30 Harika ve Sihirli Mit

Hızla okunabilen özetler

Tüm dünya kültürlerinden seçilmiş mitlerin, geleneksel efsanelerin resimlenerek anlatıldığı bu eğlenceli kitabın baş rollerinde kahramanlar ve devler, tanrılar ve tanrıçalar, canavarlar ve büyücüler var.

Mitlerin kolayca okunan özetlerine canlı bilgi öbekleri, mitolojiyle ilgili gerçekler,eğlenceli minik testler ve araştırmalar eşlik ediyor.

Genç beyinler için mükemmel bir mitolojiye giriş kitabı…

Hızlı Öğrenelim : Yerküre

Gezegenimizi Keşfe Çıkmak İsteyenler için Yarımşar Dakikada Okunacak 30 Harika Konu Başlığı

Dünya hakkındaki ilginç ve önemli bilgileri hızlı yoldan öğreten bu kitap, seni çöllerde, atmosferde ve okyanusların derinliklerinde yolculuğa çıkaracak.

Yoğun özetler halinde hazırlanmış ilgi çekici bilgi öbeklerine heyecan verici minik projeler eşlik ediyor. Aldığın yeni bilgileri, bu projelerde istediğin gibi test edebilirsin!

Her sayfada yer alan harika resimler, bu kitabı gezegenimizi merak edenlerin elinden bırakamayacağı eğlenceli bir rehber haline getiriyor.

Tatlı Pırtlar Ciltli

Biri okulu çok fena kokutuyor ve herkes bu yüzden Keith’ı suçluyor! Hatta bu yüzden Keith’a hiç sevmediği bir
lakap bile takıyorlar. Bütün bunlar yetmezmiş gibi, bir de yaklaşan Bilim Şenliği var ve Keith, dünyayı güzelleştirecek bir proje bulmak zorunda! Ancak aklına gelen fikir yüzünden kendini bir anda müdürün odasında buluyor!

Keith babasının, kız kardeşinin, çılgın büyükannesinin ve dünyaca ünlü bir bilim adamının yardımıyla tarihe geçecek bir bilimsel keşifte bulunabilir mi sizce? Peki bu projenin gazlarla bir ilgisi olabilir mi?

“Bu kitap hiç de kötü kokmuyor.”

– Keith

“Müthiş!”

– Keith’ın arkadaşı Scott

“Benimki turşu kokuyor.”

– Keith’ın kız kardeşi Emma

“Bu, okuduğum en şahane kitap. Mutlaka okumalısınız.”

– Keith’ın büyükannesi

“Gerçekten komik bir kitap. Ama adı farklı olabilirdi belki. Daha kibar bir isim olabilirdi mesela.”

– Keith’ın annesi

Tatlı Pırtlar Ciltli

Biri okulu çok fena kokutuyor ve herkes bu yüzden Keith’ı suçluyor! Hatta bu yüzden Keith’a hiç sevmediği bir
lakap bile takıyorlar. Bütün bunlar yetmezmiş gibi, bir de yaklaşan Bilim Şenliği var ve Keith, dünyayı güzelleştirecek bir proje bulmak zorunda! Ancak aklına gelen fikir yüzünden kendini bir anda müdürün odasında buluyor!

Keith babasının, kız kardeşinin, çılgın büyükannesinin ve dünyaca ünlü bir bilim adamının yardımıyla tarihe geçecek bir bilimsel keşifte bulunabilir mi sizce? Peki bu projenin gazlarla bir ilgisi olabilir mi?

“Bu kitap hiç de kötü kokmuyor.”

– Keith

“Müthiş!”

– Keith’ın arkadaşı Scott

“Benimki turşu kokuyor.”

– Keith’ın kız kardeşi Emma

“Bu, okuduğum en şahane kitap. Mutlaka okumalısınız.”

– Keith’ın büyükannesi

“Gerçekten komik bir kitap. Ama adı farklı olabilirdi belki. Daha kibar bir isim olabilirdi mesela.”

– Keith’ın annesi

Kızlar İçin Aşka Dair : Üç Kız Arkadaşın Dostluğu

“Bana yaptığı her şeye rağmen onu seviyorum. Ondan nefret ederken bile onu seviyorum. Nasıl duracağımı bilmiyorum.  En kötüsü ise durmak isteyip istemediğimi bile bilemiyorum.”

Lillia, Kat ve Mary başlarına iş açan kişiye karşı birleşip mükemmel bir gizli plan oluşturdular. Ancak partide başlarına gelenden sonra biraz ileri gitmiş olabileceklerini gördüler. Bu ileri gidişin farkında olan yalnızca Lillia ve Kat idi. Mary değil… Mary daha da fazlasını istiyordu.

Dişe diş, göze göz, kana kan…

Kırık bir kalbe karşılık, kırık bir kalp..

Kızlar son bir intikam almak için birleşmeye karar verdiler.

Gazeteci Çocuk

Amerika’nın Memphis kentinde yaşayan 11 yaşındaki Victor, kasabanın en iyi beyzbol oyuncularındandır, ancak konuşması, oyunculuğu gibi değildir. Kekelemeden, kendi adı da dahil olmak üzere, tek bir kelime bile söyleyemez.

Gazete dağıtan bir arkadaşının görevini temmuz ayı boyunca üstlendiğinde, bir kısmı sorunlu olan müşterilerle iletişim kurmak zorunda kalacağını bilir. Bilmediğiyse gazete dağıtmanın sandığı kadar kolay geçmeyeceği, tanışacağı insanların ve o yaz yaşanacak olayların onun hayatını değiştirecek olmasıdır.

Yazarın kendi yaşamöyküsüne dayanarak yazdığı bu roman, bize cesur bir çocuğu ve hayatına giren tuhaf karakterleri tanıtırken kekemelerin dünyasına ilginç bir pencere açıyor. Kekemelerin zihinlerindeki kelimeleri dışa vuramamalarının nasıl bir durum olduğunu Victor’un etkileyici hikâyesiyle ortaya koyuyor. Gazeteci Çocuk, sürükleyici olduğu kadar dokunaklı bir gençlik romanı.

Gazeteci Çocuk, Ulusal Aile Yayınları Onur Ödülü’nü ve Amerikan Kütüphaneler Birliği Dikkate Değer Kitap Ödülü’nü aldı. Amazon.com’da 2013 Yılının En İyi Gençlik Kitabı, BookPage.com’da 2014 En İyi Çocuk Kitabı seçildi. Uluslararası Okuma Derneği tarafından hazırlanan Öğretmen ve Gençlerin Seçimi listelerine girdi.

Küçük Hırsız Ciltli

Bir hırsıza ne kadar güvenebilirsiniz?

Prens, bir hırsızı seçti ve kader onları bir araya getirdi. Sevgi ve güven bulutları üzerinde, tatlı bir masala dönüştü onların hikayesi. Bir gece hayallerini yazıp ateşe attılar, çünkü yanıp kül olmadan gerçekleşmeyecekti hiçbirisi. Gözyaşları gülümsemeye dönüşürken önemli olan tek şey sevmekti birini. Prens ve ‘kötü olan’ sevilmeyi beklerken, prenses mutlu olmayı seçti. Ve küçük hırsız çalabileceği en büyük şeyi aldı.

Ailesine bakmak için okulunu yarım bırakmış, sokaklarda hırsızlık yapan bir kız: Azra. Ailesinin saltanatıyla Prens olmak için doğmuş yakışıklı bir genç: Ekin.
Kötü olmak için yaşayan, iyilikler prensi: Anıl. Okudukça prensesin sorusunu hissedeceksiniz:

Siz çaldıklarınızın farkında mısınız?

Anafor – Fırtına Serisi (3. Kitap) Ciltli

Günümüzde

Jackson ve Holly bir felaketin eşiğinde.

Gelecekte

Jackson ve Holly kendilerini içinden çıkılamayacak bir tuzağın içinde bulacak.

Geçmişte

Jackson herkesi kurtarmanın bir yolunu bulmalı.

Kaderden Kaçış Yoktur…

Jackson ölümle burun buruna gelmesinin şokunu atlatırken yanında sadece en sevdiği insanlar babası, Courtney ve Holly değil, birkaç zaman yolcusu da bulunmaktadır. Onların hayatlarını ve zaman çizelgesinin nasıl başladığını öğrenirken, Thomas ile Dr. Ludwig’in Göz Duvarı Karargahı’nda yaptıkları deneylere son vermeleri gerektiğinin farkına varır. Bir kaçış planı olarak başlayan yolculuk, zaman ve insan, özgür irade ve barış arasındaki bir savaşa dönüşür. Bu, Jackson’ın vermek için doğduğu bir mücadeledir ve geri çekilmeyecektir. Hiçbir şey için. Hiç kimse için.

“Anafor seriyi tatmin edici bir şekilde sonlandırıyor.”

– Romantic Times

“Karakterler gerçekçi bir şekilde tasvir edilmiş, ilişkiler dinamik ve anlatım güçlü. Bu kitap, zaman yolculuğunun en özgün hali.”

– Finding Bliss in Books

Ferhat İle Şirin

Yalçın Aydın Ayçiçek, bu kitabında, Evrensel Aşk Ahlakı’mızın kadim hikayelerinden biri olan Ferhat ile Şirin’i, bambaşka ama bence çok başka bir pencereden bakarak, gerçekten yenilikçi ve denebilirse devrimci bir yöntemle ele almış.

Yenilikçiliğinden kastımın ne olduğu apaçık ortada. Beni devrimciliği daha çok etkiledi. (Vurgulayayım: Siyasal devrimcilik değil bu, edebi-estetik devrimcilik). Karşıtlıklarla örgülenmiş diyalektik mantık, anlatının bütün organizmasını sarıp sarmalamış. Bu sarıp sarmalamalar, öylesine, dolgu malzemesi niyetine kotarılmamışlar; hikayenin taşıyıcı kolonlarını ve sütunlarını oluşturmuşlar ki, kurgulamanın mimarisine ve matematiğine imrenmemek olanaksız!

Öte yandan, anlatının dokusuna ustalıkla serpiştirilmiş şiirimsi deyişler de, konuyu olsun, tema’yı olsun, daha ilgi çekici, sürükleyici bir atmosfere taşımış.

– Bünyamin Durali

Mehmene Banu ve Şirin Sultan bu iki nakkaşa bakıyorlardı hayranlıkla. Bir ara başını biraz kaldırıverdi nakkaş Ferhat Usta. İşte tam o anda, ona bakmakta olan güzeller güzeli Şirin Sultan ile gözgöze geliverdi.

Ferhat gördü gündüzü, gece gözlü bakıştan.
Güzeldir insan yüzü, nice güzel nakıştan.

Ferhat ile Şirin’in herkesten gizlemeye çalıştıkları bu sevda, gün gibi meydandaydı, ortadaydı ve aleniydi artık. Kimsenin duymasını ve bilmesini istemedikleri bu aşk artık herkesin dilindeydi.

Topladıkça saçılır, eli bile söyletir.
Sen örttükçe açılır, aşk kumaşı böyledir.

Susuzluktan kırılan bu insanları suya kavuşturmak isteyen Ferhat, külüngünü dağa her vuruşunda artık ağzından iki inilti sesi çıkarır olmuştu. Biri Şirin aşkına, biri de su bekleyen Başkent halkı adına.

Bir külünk indi kalktı; herkes sandı Şirin’e.
Zoru çoğuldu, halktı; aşk ki kolay birine!

Küçük Feministin Kitabı

Feminist çocuk ve gençlik edebiyatının kült eserlerinden biri olan kitap İsveçli yazar ve sanatçı Sassa Buregren’in kaleminden çıkan Küçük Feministin Kitabı uzun yıllar dünyanın farklı yerlerindeki küçük kızlara ulaştı. İsveç’te yaşayan Ebba bir gazete haberini okurken adeta bir aydınlanma yaşar ve kadınlarla erkekler üzerine düşünmeye başlar. Sonra, gözlemlediği haksızlığa karşı neler yapabileceğini anneannesiyle ve arkadaşlarıyla konuşmaya başlar.

Bu işler hep böyle miydi, bunun bir çaresi yok mudur, bu konuda hangi yazarlar, ne zaman, neler yazdılar?

Sınıfta sözünü kesen oğlanlarla, kızlara kendilerini kötü hissettiren reklamlarla vb. nasıl baş edebiliriz?

Dünyanın en iyi feminist çocuk kitapları arasında sayılan Küçük Feministin Kitabı, Türkiye’ye uyarlanmış önerileriyle Güldünya Yayınları’nda.

Sap

O içimizden biri. Hatta belki de sizsiniz…

Bazen en büyük aşklar gerçekten de nefretle başlar…

On yedi yaşındaki Bianca Piper sivri dilli fakat vefalı bir dosttur ancak arkadaşları kadar güzel olmadığını düşünmektedir. Ayrıca neredeyse okuldaki bütün kızlarla birlikte olmuş çekici Wesley Rush’ın cazibesine kapılmayacak kadar da akıllıdır. Aslında Bianca ondan nefret etmektedir ve Wesley de ona “Sap” lakabını takmıştır.

Ailesiyle işlerin yolunda gitmediği bir gün Bianca kafasını dağıtacak bir şeylere ihtiyaç duyar ve kendini Wesley’yi öperken bulur. İşin kötüsü, bundan hoşlanır da… Sorunlarından kaçmak isteyen genç kız, Wesley’yle duygusallıktan uzak bir ilişkiye başlar.

Ancak olaylar hiç beklemediği şekilde gelişir: Wesley’nin çok da kötü bir dert ortağı olmadığı, onun da hayatının altüst olduğu ortaya çıkınca Bianca dehşetle, nefret ettiğini düşündüğü çocuğa âşık olmaya başladığını fark edecektir…

“Gençlik edebiyatında eşine az rastlanır, karmaşık bir ilişkinin romanı. Sap’ta ergen diyaloglarının, gerçek hayattan karakterlerin ve eğlenceli anların ardı arkası kesilmiyor.”

– Kirkus Reviews

“Heyecanlı ve iddialı. Elimden bırakamadım.” Simone Elkeles, New York Times çoksatan yazarı

“Sert, ateşli, ince düşünülmüş ve son derece gerçekçi. Sap son zamanlarda çıkan en iyi gençlik romanı.”  

– Elizabeth Scott

 “İlgi çekici ve keyifli bir hikâye.”

– Teen Titles

“Sap sivri dilli ve eğlenceli olduğu kadar duygusal açıdan da çalkantılı. Kitabı bitirdikten sonra uzun süre aklımda kaldı.”

– Mandy Hubbard

“Genç yazar dürüst, hüzünlü ve karmaşık cinsel tecrübeler yaşayan bir başkahraman yaratarak tüm övgüleri hak ediyor. Sap’ı yıllarca tüm arkadaşlarınıza tavsiye edeceksiniz.”

– Romantic Times

İskelet Anahtarın Sırrı: Şifre Avcıları Kulübü

Şifre çözmeye bayılan kafadarlar, İskelet Adam adını taktıkları komşularının evinin penceresinde tuhaf şekiller görünce hemen işe koyulurlar… Acaba İskelet Adam, bu şekillerle onlara bir şey mi anlatmaya çabalıyor, yoksa bu bir yardım isteği mi?

Şifre Avcıları için olaya el koyma zamanı! Kulüp toplanıyor! Hiçbir güç onları bu gizemi çözmekten alıkoyamaz artık…

Haydi, bu heyecan dolu öyküde siz de yerinizi alın ve Şifre Avcıları ile birlikte çalışıp, bu gizemli olayın üzerindeki esrar perdesinin kalkmasına yardımcı olun.

Çözülmeyi bekleyen şifrelerle dolu bu kitap, Şifre Avcıları ile birlikte zekanızı sınamanız için sizi çağırıyor. Eğer işin içinden çıkamayacak olursanız, ipuçları ve yanıtlar kitabın arkasında!

Gençlik Pervaneleri

Gençlerden beklenen, adaletten yana olmayı unutmamalarıdır.

Gençlere ve gençlik meselesine gereken önemin verildiği bir ülke kalkınma yolunda büyük başarılar elde eder.

Gençlerdeki enerji ve yetenek mucizeler yaratmaya, dağları yerinden oynatmaya kadirdir.

Genç demek aksiyonun mazharı demektir, yetenek doludur, çok değerli birikim demektir.

Gençliğinizde edindiğiniz bu birikimler bütün hayatınızın sermayesi ve birikimidir.

Gençlik dönemi mütalaa ve öğrenmek  için mükemmel bir dönemdir. Hiçbir dönemle karşılaştırılamayacak “altın bir çağ” dır bu.

Sevgili gençler! Maneviyata hazırlıklı olduğunuz şu gençlik çağınızda manevi açıdan kendinizi yetiştirin.

İçiyorsak Sebebi Var

Derdin hep yanında ise şükret!

Derdin derman olduğu gibi aynı zamanda dosttur sana…

Ve hep acıları söyler.

Gecenin en demli anında gelir, çayıma ortak olur. Ve sorar:

– Nedendir gece gece bu kadar çay?

Çayımdan bir yudum alıp masaya bırakmamdan alır cevabını:

– İçiyorsak sebebi var dost…

Eminim kitabı okuyan her genç “Benim de bir derdim var ve içiyorsam sebebi var” diyecek.

O dert ki, bir davanın kimliği ve ebedi hayatın anahtarı…

Satır aralarında ilerledikçe iman gözlüğünü takıp kâinatı seyretmenin huzuruna varacak…

Ve Kur’an eczanesinden bu asrın manevi hastalıklarına şifalar sunan ‘kırmızı kitaplar’a aşkını tazeleyecek.

Seviyorsan Git Konuş Bence

“Kitap okumayı sevmiyorum ki ben, bunun filmi yok mu?” diyecek olanlara, bu hayat filminin yalnız bir kez çekileceğini ve aslında bu filmin başrol oyuncusunun kendisi olduğunu hatırlatan bu kitabı, önce kendinize, daha sonra bittiği gibi sevdiğiniz bütün namaz kılmakta zorlanan arkadaşlarınıza vermeye can attığınızı daha ilk sayfalarda hissedeceksiniz. Sempatik ve sıra dışı anlatımıyla, gülerken duygulandığın birkaç saat… Alemlerin Rabbine olan samimiyet ve aşkının şiddetini arttıracak birkaç ipucu… Manevi atmosferinin güçlenerek ibadetlerinde huşu ve huzuru yakalamana vesile birkaç satır…

Aşk Neden Can Yakar?

Ne yaparsan yap olmaz bazen. Ama o kadar güzel olmaz ki, “Ancak bu kadar güzel olmayabilirdi” dersin. Ve aklına gelir: “Kadere iman eden kederden emin olur.” Sonra anlarsın ki, nar tanelerini teker teker yerli yerine yerleştiren Rabbin, seni de hangi gönle yerleştireceğini bilir. Tek yapman gereken kara geceleri kudret kalemiyle güneşe boyayan, kahverengi odundan pembe çiçekler açtıran Allah’a inanmak. O’na inanırsan yaklaşmak için tuttuğun elin aslında Allah’tan uzaklaştırdığını anlarsın. O’na inanırsan batıp gidenlerden medet ummaz kalbin esas sahibine yönelirsin. O’na inanırsan “aşk neden can yakar” anlar ve sabır ipliğiyle diktiğin tüm yaralarını tedavi edersin. İstemez misin kor ateşler etrafını sararken yanmayan bir İbrahim olmayı…

Aşk Neden Can Yakar?

Ne yaparsan yap olmaz bazen. Ama o kadar güzel olmaz ki, “Ancak bu kadar güzel olmayabilirdi” dersin. Ve aklına gelir: “Kadere iman eden kederden emin olur.” Sonra anlarsın ki, nar tanelerini teker teker yerli yerine yerleştiren Rabbin, seni de hangi gönle yerleştireceğini bilir. Tek yapman gereken kara geceleri kudret kalemiyle güneşe boyayan, kahverengi odundan pembe çiçekler açtıran Allah’a inanmak. O’na inanırsan yaklaşmak için tuttuğun elin aslında Allah’tan uzaklaştırdığını anlarsın. O’na inanırsan batıp gidenlerden medet ummaz kalbin esas sahibine yönelirsin. O’na inanırsan “aşk neden can yakar” anlar ve sabır ipliğiyle diktiğin tüm yaralarını tedavi edersin. İstemez misin kor ateşler etrafını sararken yanmayan bir İbrahim olmayı…

Aşık da mı Olmayalım?

Bazen çok sevdiğin bir şey imtihanın olur… Bin bir ümitle, bin bir hayalle çıktığın yolda hüsran dolar avuçlarına… Kâh kendine kızarsın kâh kendinden eksiltenlere… Unutmak istersin, canın yanar… Bırakıp gitmek istersin, ruhun yanar… Artık sevmemek istersin, kalbin yanar… Nereye gitsen seninle gelen hatıraların gitmene izin vermez, gittiğini zannetsen de… Aşk artık acıtmaya, giydiğin bu ateşten gömlek sineni yakmaya, gözyaşların yüreğinden dolup taşmaya başladığı anda ellerini semaya kaldırıp sessizce haykırırsın: “Ben nerede yanlış yaptım?” “Âşık da mı Olmayalım?” aradığın cevabı bulduracak satırlara davet ediyor seni…

En Güzel Hediye

‘’ Birden kendimi ıssız bir adada tek başına kalmış da uzakta bir gemi görmüş gibi hissettim .

– Hadi ne olur, ipuçlarını söyle ! diye yalvardım .

– Sana üç tane ipucu vereceğim, fakat zamanı gelene kadar bir daha hediye hakkında asla soru sormayacaksın !

– Tamam, diyerek çaresizce kabul ettim .

– Dikkatle dinle, bir daha tekrar etmeyeceğim !

Birinci ipucu, ondan çok çok faydalanacaksın . İkinci ipucu, onunla olduğunda zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksın, sana iyi bir arkadaş olacak .
Üçüncü ipucu, istediğin zaman yanında taşıyabileceğin büyüklükte bir hediye olacak.’’

Genç Okurlarımız ! Birbirinden güzel, eğitici ve eğlenceli hikayelerden oluşan bu kitapta kendinizden çok şeyler bulacaksınız .

Haydi Gençler ! Sizi her hikayede farklı dünyalara açılmaya davet ediyoruz .

Çevrimiçi Kız

Twitter’da 3,5 milyon, Instagram’da 4,5 milyon ve Youtube’da 8 milyon takipçiye sahip internet fenomeni ve Zoella blogunun yaratıcısı Zoe Sugg’ın ilk romanı.

Hakları 35 ülkeye satıldı ve sadece İngiltere’de 400.000’in üzerinde satışa ulaşarak 2014’ün en hızlı satan kitabı oldu.

Yayımlandığı ilk hafta satış rekoru kırarak E. L. James, J. K. Rowling, Stephenie Meyer ve Dan Brown gibi yazarları geride bıraktı.

Penny’nin bir sırrı var.

Penny, Çevrimiçi Kız rumuzuyla arkadaşlık, erkekler, çılgın ailesi ve hayatını ele geçirmeye başlayan panik ataklarla ilgili hislerini blogunda paylaşmaktadır. İşler iyice sarpa sarınca, ailesi hava değişiminin Penny’ye iyi geleceğini düşünerek onu hemen New York’a götürür. Burada, muhteşem yakışıklı gitarist Noah’ya ilk görüşte âşık olan Penny, aralarında geçen her şeyi blogunda anlatmaya başlar. 

Ancak Noah’nın da bir sırrı vardır; Penny’nin herkesten gizlediği blogger kimliğini ve en yakın arkadaşıyla ilişkisini tehdit edecek kadar büyük bir sır…

“Her Zaman Bir Kitap Yazmayı Hayal Etmiştim. Bu Hayalimin Gerçekleştiğine İnanamıyorum. Çevrimiçi Kız Benim İlk Romanım Ve Onu Okuyacağınız İçin Çok Heyecanlıyım.”

– Zoe

Çevrimiçi Kız

Twitter’da 3,5 milyon, Instagram’da 4,5 milyon ve Youtube’da 8 milyon takipçiye sahip internet fenomeni ve Zoella blogunun yaratıcısı Zoe Sugg’ın ilk romanı.

Hakları 35 ülkeye satıldı ve sadece İngiltere’de 400.000’in üzerinde satışa ulaşarak 2014’ün en hızlı satan kitabı oldu.

Yayımlandığı ilk hafta satış rekoru kırarak E. L. James, J. K. Rowling, Stephenie Meyer ve Dan Brown gibi yazarları geride bıraktı.

Penny’nin bir sırrı var.

Penny, Çevrimiçi Kız rumuzuyla arkadaşlık, erkekler, çılgın ailesi ve hayatını ele geçirmeye başlayan panik ataklarla ilgili hislerini blogunda paylaşmaktadır. İşler iyice sarpa sarınca, ailesi hava değişiminin Penny’ye iyi geleceğini düşünerek onu hemen New York’a götürür. Burada, muhteşem yakışıklı gitarist Noah’ya ilk görüşte âşık olan Penny, aralarında geçen her şeyi blogunda anlatmaya başlar. 

Ancak Noah’nın da bir sırrı vardır; Penny’nin herkesten gizlediği blogger kimliğini ve en yakın arkadaşıyla ilişkisini tehdit edecek kadar büyük bir sır…

“Her Zaman Bir Kitap Yazmayı Hayal Etmiştim. Bu Hayalimin Gerçekleştiğine İnanamıyorum. Çevrimiçi Kız Benim İlk Romanım Ve Onu Okuyacağınız İçin Çok Heyecanlıyım.”

– Zoe