Edebiyattaki İktisat

Robinson Crusoe bir roman kahramanı olarak Daniel Defoe’nun eserinde göründükten sonra, sadece insanın doğayla başa çıkmasının edebi örneği olarak kalmadı, ihtiyaçlarını, kaynaklarını, tüketimini kayda geçiren ilk “muhasebeci” kahraman oldu!

Edebi eserlerin yaratılması süreci, kurgularına nüfuz etmiş iktisadi sorunsallar ve edebiyatçıların görüşleri edebiyatın farklı disiplinlerle kurduğu diyalog açısından değerlendirilebilir. Edebiyattaki İktisat kitabı, edebiyat ve iktisat alanları arasındaki ilişkinin çeşitli yansımalarını, bu defa edebiyat eleştirmenlerinin değil iktisatçıların gözüyle inceleyen makalelerden oluşuyor. Robinson’u odağına almadan ancak Robinson imgesinin etrafında kurulabilecek bir tartışma açarak, kalkınmanın yollarından Osmanlı şiirine, Tanpınar’dan Dos Passos’a uzanan örneklerle, edebiyatı ve iktisadı “başka türlü okuma”nın imkânlarını değerlendiriyor.

İktisadi Düşünce Girişimi tarafından düzenlenen 5. Çalıştay’da ifade edilmiş fikirlerin çarpıştığı, edebiyatı iktisatla düşünmeyi öneren –ama kesinlikle iktisatlı bir bakışa sıkışmayan– etraflı bir tartışma: Oktar Türel, Eyüp Özveren, İbrahim Korkmaz, Metin Sarfati, Derya Güler Aydın, Adem Levent, Bahar Araz Takay, Mehmet Gürsan Şenalp, Esra Güngör-Şenalp, Metin Arslan, Hüseyin Özel, Alp Yücel Kaya, M. Erdem Özgür, Çınla Akdere ve Erkan Erdemir’in katkılarıyla…

The Profesyonel

Şimdi kartvizitini yavaşça yere bırak ve sayfaları çevirmeye başla… 

The Profesyonel…

Powerpoint sunumlarının efendisi. Outlook’un kraliçesi…

Latte’lerin light fındık şurubu…  

Plaza habitatının nadide organizması… 

İşte bu senin hikâyen… 

 “Tespitler, espriler, komiklikler nereye kadar?”

– Sarp (34, Kreatif Direktör) 

“İş hayatı ile gerçek hayat arasında, arafta kalmışları anlatıyor…”

– Nedim (56, Kanaat Önderi) 

“Travmalı bir çocukluk geçirdiği kesin.”

– Bade (30, İç Denetim Uzmanı)

“@isim yazarak Twitter’da takipçi mi bekliyor? Şaka gibi yani…”

– Selen (28, Müşteri Temsilcisi)

Yazar Hakkında

Yüce Zerey, 1979’da Bursa’da doğdu. Orta ve lise eğitimini, Bursa Erkek Lisesi’nde tamamladı. London School of Economics’ten Bsc Economics ve Bilgi Üniversitesi’nden  Ekonomi  lisans derecelerini burslu olarak tamamladı, Marmara Üniversitesi’nde İngilizce İktisat (MA) ve Bilgi Üniversitesi’nde İşletme (MBA) Yüksek Lisans eğitimlerini bitirdi. Halen Coca-Cola Türkiye’de  İnteraktif Pazarlama Müdürü olarak profesyonel yaşamına devam etmekte, Bilgi Üniversitesi’nde yüksek lisans programlarında “Pazarlama Yönetimi, İnteraktif Pazarlama” dersleri vermektedir. Zerey ayrıca Radikal gazetesinde ve CNN Türk bünyesinde düzenli olarak köşe yazıları yazmaktadır.

Homoekonomikus

Ben ilkokuldayken (yaklaşık 30 yıl önce) okullarda Hayat Bilgisi dersi vardı. Hatırladığım kadarıyla bize hayat bilgisi diye anlatılan, “vali kimdir?”, “kaymakam kimdir?”, “ihtiyar heyeti ne iş yapar?” gibi hayatı değil, devleti ve devlete karşı vazifelerimizi öğreten bir dersti. Tara nasıl kazanılır?”, “insan aşık olunca neler hisseder?”, “arkadaşlarımızla ilişkilerimizi nasıl değerlendirmeliyiz”, “okul bitirmek ne işe yarar?”, “insanın evlilikte karşılaşabileceği sorunlar nelerdir?” gibi hayata dâir konularda hiçbir şey öğretildiğini hatırlamıyorum.

Bu derleme, büyük ölçüde, hayata ilişkin sorunlara iktisat disiplininin araçlarını kullanarak bir cevap arama çabasıdır. Ya da bir iktisatçı tarafından kaleme alınmış Hayat Bilgisi kitabı denemesi… Hayata dair en azından birkaç sorunuzu cevaplaması umuduyla.

Homoekonomikus

Ben ilkokuldayken (yaklaşık 30 yıl önce) okullarda Hayat Bilgisi dersi vardı. Hatırladığım kadarıyla bize hayat bilgisi diye anlatılan, “vali kimdir?”, “kaymakam kimdir?”, “ihtiyar heyeti ne iş yapar?” gibi hayatı değil, devleti ve devlete karşı vazifelerimizi öğreten bir dersti. Tara nasıl kazanılır?”, “insan aşık olunca neler hisseder?”, “arkadaşlarımızla ilişkilerimizi nasıl değerlendirmeliyiz”, “okul bitirmek ne işe yarar?”, “insanın evlilikte karşılaşabileceği sorunlar nelerdir?” gibi hayata dâir konularda hiçbir şey öğretildiğini hatırlamıyorum.

Bu derleme, büyük ölçüde, hayata ilişkin sorunlara iktisat disiplininin araçlarını kullanarak bir cevap arama çabasıdır. Ya da bir iktisatçı tarafından kaleme alınmış Hayat Bilgisi kitabı denemesi… Hayata dair en azından birkaç sorunuzu cevaplaması umuduyla.

Neşeli Öyküler

Karabiber, nasıl oldu da Haçlı seferlerine yol açtı? Floransalı ünlü banker Bardi ailesi neden kalp para basmaya kalkıştı? Osmanlı hanımları arasında gümüş Fransız paralarından yapılma kolye ve küpler moda olunca Osmanlı ekonomisi nasıl krize girdi? Bremen piskoposunun av eti tutkusu nelere yol açtı? Fatih William İngiltere’yi işgale giderken neden yanında bol bol şarap götürdü? Vikingler neden güneye akın yaptılar? İtalyan iktisat tarihçisi Carlo M. Cipolla, Üç Olağandışı Öykü’de kendi üslubuyla, 17. -18. yüzyıllarda geçen neşeli, tuhaf, ama tamamen gerçek öyküler anlatıyor. Allegro ma non troppo Avrupa tarihine mizah penceresinden bakıyor. Kitabın sonunda yer alan Aptallığın Temel Yasaları’nı ise yazar “nükteli bir buluş” olarak niteliyor.

Savaş Alanı

2000’li yıllarda, günümüz İstanbul’unda yaşanan borsa, aracı kurumlar, birbirinden ilginç yatırımcı portreleri, el konulan bankalar, kökü, günümüzde bile gizemini koruyan Galatalı Bankerlere dayanan ihtiraslı Bir yatırım baronu, petrol, pahalı ve göz alıcı giysiler, kaos, çöküş ve zafer, bitimsiz bir para hırsı…. Ve tüm bunların yaşandığı bir SAVAŞ ALANI Bu kitabı okumadan borsada oynamaya kalkmayın… ‘İstanbul’daydım… Burada… Akıp gitmekte olan araçlar, binalar gökyüzüne ağır ağır hareket eden gri bulutlar… Burada olmak, bunları yaşamak, tüm bunların içinde olmak güzeldi, İçinde yaşayanların bitmez şikayetlerine rağmen çağın ruhunu yakalamış olan bu kentte, doğru yerde ve doğru zamanda olduğumu hissettim. Bu kentin içinde yaşayan bir şehir adamıydım, gerçek bir kent insanı… Birkaç gün içinde borsa tekrar açılırdı, fiyatlar çok ucuz olacaktı, yeniden hisse almaya başlamalıydım.’ ‘Holding hakkında yeterli ve beni tatmin edici hiçbir bilgiye ulaşamayınca şu kanıya vardım. A şıkkı; Bu bilgi tamamen safsataydı. Sonuç sıfır, kağıt yerinde sayıyordu ve kimse de o kağıda yanaşmıyordu. B şıkkı: Bu hakikaten Paund gibi değerli, emsalsiz bir bilgiydi’’

Kapital Manga Cilt: 2

Bu ikinci ciltle tamamlanan Kapital Manga, bilimsel sosyalizmin kurucusu Karl Marx’ın başyapıtı Kapital’i manga (Japonlara has çizgi roman) formunda öyküleştiriyor. Kapital’in özü ve temel kavramları, bir peynir fabrikasındaki üretim süreçleri etrafında gelişen çarpıcı bir öyküyle iç içe anlatılıyor ve böylece genellikle göz korkutan bir eser olarak görülen Kapital çok geniş bir okuyucu kitlesinin ilgi odağı haline geliyor.
Dünyada bir ilk olma özelliği taşıyan bu çalışmanın özgün basımı Japon yayınevi East Press tarafından gerçekleştirildi. İçeriği ve kurgusu kadar görselliğiyle de öne çıkan eserin yayını dünya çapında büyük yankılar yarattı. Eserin Ekim 2009’da Türkçeye kazandırılan ilk cildi, Japonya’da olduğu gibi Türkiye’de de ilgiyle karşılandı.

Kapital Manga’nın ikinci cildinde, Marx’ın ölümünden sonra Kapital’in ikinci ve üçüncü ciltlerini yayına hazırlamış olan Friedrich Engels, anlatıcı olarak çıkar okur karşısına. Engels, meta, para, kullanım ve değişim değeri, değişmeyen ve değişen sermaye, artık değer gibi kavramları tanımlayarak sömürünün nasıl gerçekleştiğini, kapitalist üretim sürecinin nasıl kaçınılmaz olarak bunalımlara yol açtığını, peynir fabrikası örneği üzerinden çarpıcı ve anlaşılır bir dille özetler.

Bu arada kahramanlarımız Robin ve Daniel, işlerini büyütmenin keyfini yaşamaktadırlar. Piyasaya sundukları yeni peynir çeşidi çok tutulur, satışlar artar. Patlayan talebi karşılamak için krediler alınır, fabrikanın kapasitesi artırılıp makineleri yenilenir… Her şeyin tıkırında gittiği sanılırken, genç fabrika sahipleri, kendilerini bunalımın ortasında bulurlar. Gerisi çok tanıdıktır: Kapanan fabrikalar, kapı dışarı edilen işçiler, batık bankalar… Günümüz dünyasının gerçekleri, bizim hikâyemiz!

Kapital Manga, zevkli bir okuma vaat ediyor: Hem Kapital’in pasajları içinde gezinirken aylarını tüketmiş olanlar için, hem Kapital’i okuma hayalini hayata geçirememiş okuyucular için… Hem Kapital’in en temel kavramlarıyla tanışmak isteyen gençler için, hem de genç-yaşlı çizgi roman ve manga tutkunları için…

Kapital Manga Cilt:1

Bu kitapta, bilimsel sosyalizmin kurucusu Karl Marx’ın başyapıtı Kapital, manga (Japonlara has çizgi roman) formunda öyküleştiriliyor. Kapital’in özü ve temel kavramları, bir peynir fabrikasındaki üretim süreçleri etrafında gelişen çarpıcı bir öyküyle iç içe anlatılıyor ve böylece genellikle göz korkutan bir eser olarak görülen Kapital çok geniş bir okur kitlesinin ilgi odağı haline geliyor.

Dünyada bir ilk olma özelliği taşıyan bu çalışmanın özgün basımı Aralık 2008’de Japon yayınevi East Press tarafından gerçekleştirildi. İçeriği ve kurgusu kadar görselliğiyle de ilgi çeken eserin yayını dünya çapında büyük yankılar yarattı, satış rakamı kısa sürede 100 bini geçti. Japonca aslından özenli bir çeviriyle Türkçeye kazandırılan kitapla Kapital’in teorik özü ve kavramları rahat okunur bir tarzda okurların dikkatine sunuluyor.

Kapital Manga, zevkli bir okuma vaat ediyor: Hem Kapital’in pasajları içinde gezinirken aylarını tüketmiş olanlar için, hem Kapital’i okuma hayalini hayata geçirememiş okurlar için… Hem Kapital’in en temel kavramlarıyla tanışmak isteyen gençler için, hem de genç-yaşlı çizgi roman ve manga tutkunları için…

 

Babalar Oğullar Kızlar: Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma

Girişimciler!

İşinizi seviyorsanız girişimcisiniz. Parayı seviyorsanız patronsunuz. Neyi sevdiğinize karar veremediyseniz işadamısınız. Oğullarınızla ilişkiniz istediğiniz gibi değilse, kendinizi suçlamayın. Bu ilişkiyi kıvamına getirmek, iş sorunlarını çözmekten çok daha zordur. Eğer kızlarınızla sorununuz varsa, suçu kendinizde arayın.

Girişimcilerin Oğulları!

Babanızla olan ilişkinizin gergin olmasını sadece size özgü bir sorun olmadığını biliyor musunuz?

Girişimcilerin Kızları!

Babanızla olan ilişkinizde zorluk görüyorsanız, sorunun sadece sizden kaynaklandığına emin olabilirsiniz.

Aile Şirketinde çalışan Yöneticiler!

Sorunsuz şirket olabileceğini mi zannediyorsunuz?

Zoraki Bankacı

Bir dönemin perde arkası

Batanlar, çıkanlar, kurtarılanlar, kurtarılamayanlar…bankaların, holdinglerin içyüzü…

Nasıl yönetildiler? Bunların bir kısmı bugünün en büyükleri. Onlar işe başlarken yatırımlarını nasıl yaptılar. Patronları birbirleri ile nasıl rekabet ettiler… perde arkasında neler konuşuldu. Beklemedikleri anda ekonomik krize nasıl yakalandılar. Dönemin hükümet yetkililerinden neler beklediler, neler buldular…

Bankacı Metin Berk Türkiye’de bir dönem yaşanılan olayların perde arkasını bütün gerçekliğiyle gözler önüne seriyor. Kitabı okurken bir dönemi anımsarken, olayların bilinmeyen yönlerini hayretle okuyacaksınız.

Zoraki Bankacı kitabının kahramanları bir döneme damgasını vuran hafızalardan silinmeyecek yöneticiler ve olaylardır. Bir kısmımız bu olayları yaşadık, etkilendik… Ancak bilmediğimiz yönlerini, perde arkasını, ilişkileri o zamanlar bankalarda üst düzeyde yöneticilik yapan Metin Berk korkusuzca okurlarımıza anlatıyor.

Aynı zamanda genç yöneticiler, işadamları ve yatırımcılar için ibret dolu dersler, gerçekler…

Zoraki Bankacı kitabı Nisan ayının ikinci haftasından itibaren seçkin kitabevlerindeki raflarda yerini alacaktır.
Neler dediler?

Dr. Metin Berk’in kitabı bize, az bilinen bankacılar dünyasındaki ilişkileri, çelişkileri, çatışmaları heyecanlı bir dille anlatıyor. Türkiye’nin çok iyi yetişmiş meslek  adamları için bile ne kadar  zor bir ülke olduğunu kitabın sayfaları ilerledikçe daha iyi anlıyoruz… Ülkemizde ilkeli insan olmanın zorluklarını görüyoruz. Kitapta aktarılan deneyimlerin hepimizin, özellikle gençlerin hayatına önemli katkılar yapacağına inanıyorum. Eline sağlık  Metin Berk…

– Melih Aşık Yazar, Milliyet Gazetesi

“Metin Berk’in “banka” değil “okul” arkadaşıyım ben. Artık olmayan English High School’da yatılı öğrenciydik. O benden iki sınıf büyüktü. Hakkında ilk bilgi olarak bunu vereyim: Okullarda büyükler küçüklere zulmeder, adettendir. Metin’den bunu akla getirecek hiçbir şey görmedim. İki şey daha söyleyeyim: hep güvenmişimdir ona. Yapabileceğini yapar, yapamayacaksa yapamayacağını söyler. İnsanı oynatmaz oyalamaz. İkincisi, mizah duygusu vardır. Durumda gülünecek bir şey varsa, gülmeyi ihmal etmez. Kitabın başında “Zoraki Bankacı” olduğunu yazmış. Bence başka birçok şey de olabilirdi. Ama olduğunu iyi olurdu.”

– Prof. Murat Belge- Bilgi Üniversitesi, Öğretim Üyesi

Metin Berk benim 1960’lı yıllardan ODTÜ’lü sınıf arkadaşım. Şimdi bu kitabı yazdı, yazması gerekiyordu. Boğaziçi Üniversitesi’nde verdiği dersleri teorilerle doldurmamış, öğrencilerine hayatın içini ve gerçeklerini anlatmış. “Zoraki Bankacı”yı beğenerek okuyacaksınız. Bunlar sadece bireysel anılar değil, geçmişte Türk ekonomisinin nasıl işlediğinin, çarkların nasıl döndüğünün de göstergesi.

– Emin Çölaşan, Yazar Sözcü Gazetesi

“Dr. Metin Berk’in bu yapıtı, çalışmış olduğu kuruluşlardaki ilginç gözlemlerini ve değerlendirmelerini ayrıntılı bir şekilde gözler önüne özel bir beceriyle sermekte. Ayrıca, gençlere yönelik önerileri de takdire şayan.
Candan kutlarım aziz dostum Metin Berk’i.”

– İ. Şevki Figen, E-Turyağ A.Ş. Murahhas Üyesi ve Genel Müdürü

“Metin Berk’i 1980’lerin başlarında tanıdım. Bankalarda bulunduğu konumlar dolayısıyla haber kaynağı gazeteci ilişkisi çerçevesindeki görüşmelerimiz yıllarca sürdü. Sümerbank’a el konulması sonrası mahkemelerde sürüklendi ama o badireden beraatle çıktı. Berk, bankacılık anılarını aktarırken, çok sayıda şirketle ilgili önemli ayrıntıları da paylaşıyor. “Zoraki Bankacı” yı keyif ve heyecanla okudum, çok şey öğrendim.”

– Vahap Munyar, Yazar Hürriyet Gazetesi

Türkiye gibi karmaşıklıklar içinde yuvarlanan bir ülkede, zaman zaman namuslu insanlar da yanıp kavrulurlar. Boş yere çile çekerler, hapis yatarlar. Metin Berk de bir bankacı olarak bankalar cehenneminin içine düşmüş. Suçsuzluğunu anlatamamış ve üzücü, kahredici yıllar yaşamış. Sonunda suçsuzluğu kanıtlanmış ve bu cehennemden kurtulmuş. Yaşam dersleriyle dolu, soluksuz okunacak şaşırtıcı bir kitap.

– Tufan Türenç, Gazeteci Yazar

Her Şeyi Satarım, Ruhum Hariç

Türkiye’nin gelişmekte olan ticaret hayatında, kendine yer bulmaya çalışan farklı bir satıcının tesadüflerle bezenmiş sıra dışı deneyimleri. İnatçı ve dik kafalı bir adamın ticaret hayatında sokaklarda yaşadıkları, fikirleri ve tavsiyeleri. Hakan Yel, “iş hayatı” ormanında, kurulu tuzaklara rağmen yolunuzu nasıl bulacağınızı kendine has diliyle anlatıyor.

Yönetim Felsefesi

Yönetim kavramı insanoğlunun iş bölümüne başvurduğu ve topluluklar halinde yaşamaya başladığı ilk andan beri onun hayatının değişmez bir parçası olarak var olmuştur. İnsanoğlunun evrendeki yaşam biçiminin evrimine paralel olarak çeşitli süreçlerden geçerek gelişen yönetim kavramı günümüz dünyasının çok örgütlü yaşamı içerisinde insanların istemeseler de her gün karşılaştıkları bir olgu olarak varlığını korumaktadır. Öyle ki vatandaş olarak yönetir ve yönetiliriz, aile üyesi olarak yönetir ve yönetiliriz, çalışan olarak yönetir ve yönetiliriz… hatta yönetmek kavramını çoğu zaman farkında olmadan bir çok eylemimiz için kullanırız. Örneğin zamanımızı yönetiriz, paramızı yönetiriz, kariyerimizi yönetiriz, işimizi yönetiriz vb. Peki, yaşamımızın her günü, bir şekilde öznesi ya da nesnesi olduğumuz bu eylemin değerler boyutuna, diğer bir deyişle felsefesine ne derece hakimiz? Yönetmek eylemini örgütler içersindeki günlük kullanımının ötesinde derinlemesine bir analize tabi tutmak istediğimizde karşımıza neler çıkar? Elinizde tuttuğunuz eser, bu gibi sorulara yanıt verme çabası içindedir.

Yöneticiyi Yoldan Çıkaran Beş Tutku

Bir yöneticinin kendisi ve şirketi için tehlike çanları çalmaya ne zaman başlar Cevap kısa ve öz; başarıya ulaşma yolunda yaşamsal önem taşıyan birkaç basit davranışı göz ardı ettiği anda… Yöneticiyi Yoldan Çıkaran Beş Tutku, yöneticileri başarısızlığa götüren nedenleri, bir solukta okuyacağınız fakat yıllar boyu anımsayacağınız bir öyküyle açıklıyor; bir şirketin genel müdürü olan hırslı Arman Kuzeyli, birçok yönetici gibi farkında olmadan birkaç hata yapıyor ve sonuçlarına katlanmak zorunda kalıyor. Bundan da tüm yöneticilere iyi dersler çıkıyor… Tehlike çanlarının sizin için de çalmaması için Arman Kuzeyli’nin hikâyesine kulak verin. Yöneticilik hayatınız boyunca tekrar tekrar okumak isteyeceğiniz bu kitap, başarının anahtarını bulmanıza yardım edecek.

Şirket İçi Savaşlar

“Lencioni’nin çekici, gerçekçi ve etkileyici öyküleri herhangi bir ders kitabında öğrenebileceklerinizden çok daha fazlasını sunuyor.” -Harvard Business Review- Ekibinizi bir amaç etrafında nasıl birleştirirsiniz? Herkesin aynı yöne doğru kürek çektiği iyi bir ekibi nasıl oluşturursunuz? Birlikte çalışması gereken herkesin karşılaştığı ve konsantrasyonu bozan gerginlikleri nasıl ortadan kaldırırsınız? Her yıl binlerce kişiye konferanslar veren ve dünyanın en tanınmış danışmanlarından olan Lencioni, işte bu soruları yanıtlayacak bir öyküyle tekrar karşınızda. Kitaplarıyla dünyada ve ülkemizde çoksatanlar listesinin değişmez isimlerinden olan Lencioni’nin önerdiği taktiklerle: Yıkıcı politikalardan ve sahiplenme savaşlarından uzak bir şirket kültürü yaratabilir, İşbirliğini ve verimliliği artırabilir, Finansal başarıyı kanatlandırabilir, İşinizde muazzam farklar yaratabilirsiniz.

Bir Borsa Spekülatörünün Anıları (Roman Boy)

Bir Borsa Spekülatörünün Anıları ” Çağımızın en iyi otuz borsacısıyla görüşmeler sırasında hepsine sorduğum ortak bazı sorular oldu. Bu sorulardan biri şuydu: Özellikle yararlı bulduğunuz ve borsacı adaylarına önerebileceğiniz kitaplar varmı? bu soruya aldığım yanıt değin yazılmış en saygın finans kitaplarından biri.”

-Jack D. Schwager Market Wizards’ın yazarı

” Bir Borsa Spekülatörünün Anıları ilk kez yetmiş yıl önce basılmış olsa da sürü psikolojisi ve borsada zamanlama konularındaki saptamaları geçen yaz döviz piyasalarında yaşanan çılgınlığı açıklayacak kadar güncel.”

-Worth Dergisi

“Yatırım konusunda bugüne kadar yazılan en eğlenceli kitap.”

– The Seattle Times

” Bugüne kadar okuduğum en iyi kitap. Yanımda çalışanlara vermek üzere elimde her zaman birkaç nüsha bulundururum.”

– Martin Zweig

” Bu kitabı ilk kez yirmi yıl önce okumuştum. O zamandan beri defalarca yeniden okudum ama hala en sevdiğim kitaplardan biri. “

– Kenneth L. Fisher Forbes

İflas Etmenin Yolları

“Dünyanın En Akıllı İnsanı” Erdal Demirkıran’dan %100 Garantili İflas!… “Zekasına Güvenmeyen Okumasın” Elini her istediğinde kımıldatabiliyorsan; emin ol ki tüm kontrol sendedir. Kazanmak istediğin halde kaybediyorsan; sen asla kazanmak istememişsindir!