İ

Nida, olup bitenleri hayretler içinde izlerken ansızın “Hoş geldin başkomiserim, biz de seni bekliyorduk.” diyen başka ama soğuk bir sesle irkildi. Ses, kıraathanenin en izbe köşesinden gelmişti. Değirmen taşı gibi ağırlaşan başını zor da olsa o tarafa çevirmeyi başardı. Artık bu kadarına dayanabileceğini sanmıyordu. Öldürülen muavinler bir masada oturmuş, ona bakıyorlardı. Alınlarındaki çukurumsu yaradan sızan kan kirpiklerine dokunduktan sonra aşağıya doğru akıyordu. Gözlerindeki yakıcı masumiyete korku ve huzursuzluk karışmıştı. Solda oturan kişi ilk cinayet kurbanı Hayati, diğeri ise ikinci maktul Satılmış’tı.

Hayati’nin eli masanın ortasına uzandığında silahı fark etti Nida. Masanın üzerinde bir altıpatlar duruyordu. Hayati silahı yavaşça alarak alnına götürdü ve tetiği çeker çekmez silah gümbürtüyle patladı. Duvardaki kan lekelerine yenileri eklendi. Sonra silahı Satılmış’a verdi. Satılmış, silahı alnına götürdü ve büyük bir yılgınlıkla tetiğe asıldı. Silah yine patlamış, üstü başı kan revan içinde kalmıştı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir