Eylül

Eylül

Suat hemen zarfı kenarından yırttı. Gözlerindeki duman yüzünden fark etmiyordu. Bu dolu zarfı açamıyor, eli titriyordu; sonra koştu, balkonda konuşan Necip ile Süreyya’nın arasına daldı, “Yalıya gidiyoruz!” dedi. Süreyya bakıyordu, önce inanmadı, “Ne oluyor, neden?” diye soran bir bakışla Suat’ın uzattığı kağıt paraları alıyordu, sonra birden, “Bu ne? Bunlar ne? Nereden?” sorularını sıraladı. Suat eliyle ağzını kapayarak, “Sus!” diyor, diğeri “Kim gönderdi?” diye sorarken, “Babam, babam…” yanıtını veriyordu. Sonra oraya oturup alçak sesle: “Şimdi bu parayla kimseye bir şey söylemeden gidip yalıyı tutmalı, sonra da hepsinin gözünün önünde buradan çıkıp gitmeli”…. dedi.

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,
Eklenme Tarihi: 3 Eylül 2017

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.