Eleştirinin Kıyılarında

Edebiyat eleştirmeni nasıl yaşıyor? Eleştirmenlik bir tavır adamlığı işidir en önce. Dünyaya, olaylara, giderek edebiyata bakabilme biçimini getirebilmektir. Bu da değişik bir yaşantıyı gerektirir; eleştirmence yaşamayı, irdeleyici, değerlendirici bir kafa yapısını sürekli diri tutmayı gerektirir. Niçin yazdığının hesabını kaç eleştirmen verebilir Türkiye’ de? Ne adına konuşuyorsun eleştirmen kardeş, nesin, kimsin sen? Neden onu ya da bunu beğeniyorsun? Böyle kuramla yola çıkmış eleştirmenlerimiz yok değil ama edebiyat ortamının bir ayıklayıcı gücü olmadığından (Belki yine eleştirmenlerin eksikliği belki de eleştirmeni aşan bir iş!) ve eleştirmene müthiş bir gereksinme duyulduğundan kendini eleştirmen sanan herkes eleştirmen olabiliyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir